menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Stratejiye bakışımız değişmeli

58 0
09.09.2026

Uzun yıllar boyunca strateji, geleceği tahmin etme ve bu tahmine göre kay­nakları uzun vadeli bir plana bağlama işi olarak görüldü. Pazar büyüklükleri hesap­landı, beş yıllık hedefler kondu, bütçeler oluşturuldu, yatırımlar takvime bağlandı. Görece istikrarlı dönemlerde bu yaklaşım işe yarıyordu. Çünkü geçmiş, geleceğin makul bir göstergesiydi.

Bugün ise aynı varsayım giderek daha tehlikeli hale geliyor.

Jeopolitik gerilimler, ticaret savaşları, bölgesel çatışmalar, enerji ve tedarik zin­ciri kırılmaları, yapay zekânın baş döndü­rücü hızı, regülasyonlar, iklim riskleri ve sermayenin yönündeki ani değişimler şir­ketleri çok daha oynak bir dünyaya taşı­dı. Bir sektörün rekabet dengesi birkaç yıl içinde değil, birkaç ay içinde değişebili­yor. Dün stratejik avantaj olan bir yetkin­lik bugün standart hale gelebiliyor; bugün küçük görünen bir teknoloji yarın iş mo­delinin merkezine oturabiliyor.

Eski strateji anlayışı neden yetersiz kalıyor?

Böyle bir dünyada eski strateji anlayışı­nın en büyük sorunu, belirsizliği azaltma­ya çalışmasıdır. Oysa belirsizlik artık or­tadan kaldırılacak bir problem değil, yö­netilmesi gereken kalıcı bir koşuldur.

Bu nedenle stratejiye bakışımızı değiş­tirmeliyiz.

Strateji artık “geleceği........

© Dünya