menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Doğan görünümlü Şahin

13 0
07.07.2026

Federal Rezerv Bankacılığının yeni baş­kanı Kevin Warsh başa geçer geçmez pa­ra politikasında devrim gibi söylemlere imza attı. Fed’in para basma yetkisi ve guvernör­lerin atanması gibi başlıklar nedeni ile ana­yasaya aykırı olduğu tartışmalarını da unut­mamak lazım.

Pandemi çıkışında dünyada 140 civarı ül­ke negatif reel faiz bölgesindeyken, bizde ana akımda negatif reel faiz bilime aykırı denilerek Taylor Kuralına atıf yapılıyordu. Oysa 1993 yı­lında reel faiz makalesini yazan Taylor, formü­lünde potansiyel GSYİH ve nötr faiz gibi bir ekonomide ölçülemeyen, gözlemlenemeyen ancak varsayımlara dayalı hesaplanabilen iki değişkeni dikkate alıyordu.

Enflasyon hedefi niye gelişmiş ekonomiler­de %2 seviyesinde kimse nedenini akademide ve literatürde bilmezken, 2000 ve Euro geçişi sonrasında başta Fed ve ECB’nin sıfır faiz se­viyesindeki Keynes Likidite Tuzağı herhalde bizde ana akımda atlanmış olmalı ki, bırakın negatif reel faizi, ECB’nin negatif (eksi) politi­ka faizini içeren tonla akademik makale de ya bilinmiyordu ya da dikkate alınmıyordu.

Unutmak mümkün değil, programlarda, haber ve yazılarda bilim dışı olarak adlandı­rılan anortodoks politikalar için Fed örnek gösterilirdi.

Ne kadar da muhteşem iletişim yaparak pi­yasaları yönlendirdiği anlatılırdı. İşte Warsh dedi ki, “forward guidance yok artık, iletişim artık para politikamızda ön planda olmaya­cak, 130 kelime varken 380 kelimeye........

© Dünya