COP31’in ev sahibi doğanın 143’üncüsü
Kasım ayında Antalya’da iklim konuşulacak. Aynı ülkenin doğası ise o masaya 143’üncü sıradan oturacak. Türkiye, 9-20 Kasım 2026 tarihlerinde Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Konferansı COP31’e ev sahipliği yapacak.
Bakanlar gelecek, delegasyonlar toplanacak, “yeşil dönüşüm”, “dirençli şehirler” ve “ortak gelecek” üzerine cümleler kurulacak. Antalya’nın yolları, salonları ve ekranları yeşile boyanacak. Fakat zirvenin ev sahibi, Yale Üniversitesi’nin son Çevresel Performans Endeksi’nde 180 ülke arasında 143’üncü sırada. Rakam, tören dilini biraz bozuyor.
Daha yakından bakınca tablo ağırlaşıyor. Türkiye ekosistem canlılığında 159’uncu, biyolojik çeşitlilik ve yaşam alanlarında 164’üncü, türlerin korunmasında 174’üncü sırada. Kara biyomlarının korunmasında ise listenin neredeyse sonunda: 178’inci. Dünyaya iklim politikası anlatmaya hazırlanan ülke, kara biyomlarını koruma sınavında 180 ülkenin tam 177’sinin gerisinde kalıyor.
Başarı yerine başarı imajı
Türkiye’nin asıl başarısı belki de burada başlıyor: Sonuç üretmeden başarı görüntüsü üretmekte. COP31 Başkanlığı şimdiden elektrifikasyon, sıfır atık, gıda güvenliği, dirençli kentler ve yeşil sanayileşme başlıkları açıkladı. 2035’e uzanan hedefler belirlendi. Verilen mesaj açık:........
