Örümcek Adam'ın izdivacı: TÜFE’nin karakteristiği, TCMB ve enflasyonun gidişatı
Ekonomide ve finans piyasalarında her serinin bir karakteristiği vardır. İlk akla gelen, mevsim geçişine denk gelen eylül ayının sürprizlere açık doğasıdır.
Örneğin, Avustralya Doları namıdiğer “Aussie”, sıçramalar yapar; Japon Yeni, kimi spekülatörlerin mezar taşına yazılır; doğal gaz kontratları ise birçok yatırımcıyı dul bırakır (widow-maker). Bu piyasada alınan pozisyonlar adeta evlilik gibidir: Hem kararlılık hem de risk ister. İşte bu yüzden “bu sefer farklı” klişesiyle teselli bulmak, en çok duyulan piyasa mottolarından biridir.
Türkiye’de enflasyon verisinin de kendine has bir karakteristiği vardır. Harcama alışkanlıklarımız, maaş – kamu zamları, vergi düzenlemeleri ve tarım ürünlerinin mevsimsel etkisiyle yılın her ayı enflasyonun seyrini şekillendirir.
1- Ocak: Yıla hızlı başlanır. Çünkü maaşlara zam gelir. Maaş zamları ve yeni yıl düzenlemeleri nedeniyle enflasyonun en yüksek seviyelerinden biriyle karşılaşılır.
2-Şubat: Şubat ayının boynu büküktür. Gün sayısı açısından kısa geçmesi diğer serilerdeki gibi takvim etkisine maruz bıraktırmaz. Ayın kısa doğası ve zamlara doymuş Ocak ayının ardından sakinleşen fiyatlarla düşük enflasyon görürüz.
3-Mart-nisan: Talebin yaz hazırlıklarıyla canlanması fiyatları hareketlendirir; enflasyon yeniden yükselme eğilimine girer. Havalar hala soğuktur ancak ekonomi yaz hazırlıklarına başlamıştır.
4-Mayıs ve yaz ayları: Mevsim gıdalarının pazara gelmesiyle enflasyon ateşi düşer. Bu........
© Dünya
