menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Herhangi bir pazartesi günü: Çin kapasitesinin K'sı

72 0
22.08.2026

“Bir an evvel. Ya da bir an geç. Bak işte yine ıskaladın.” Tony D’Amato (Al Pacino), Any Given Sunday

Al Pacino’nun meşhur so­yunma odası hitabının gerçek hayattaki çağrı­şımlarından Marty Schottenhei­mer maçlarını ekseri pazar gün­leri oynardı. #Ekonoritmiks ise pazartesi günleri yazıyor.

Bundan iki yıl önce #Ekono­ritmiks’in çıkış yazısının başlığı “Deflasyon Rüzgarları” idi. Ara­dan geçen sürede rüzgâr dinme­di. Zaman zaman yönü değişti, dönem dönem şiddeti farklılaş­tı. Ancak küresel fiyat seviyeleri halen aşağı yönlü basınç taşıyor. Fed faiz indirim patikasını henüz bozmadı. İngiltere Merkez Ban­kası faize dokunmakta zorlanı­yor. Brezilya gevşeme döngüsüne girdi. ECB’nin yarım yürekli fa­iz artırımına piyasa euroyu 1,13’e indirerek cevap verdi. TCMB de faiz indirim döngüsüne yeniden dönmek için gün sayıyor.

29 yıllık kariyerinde Schotten­heimer’ın bazı play-off karşılaş­maları cumartesi günlerine de denk gelirdi. #Hashtag de #Eko­noritmiks’in bazı cumartesi gün­leri konuları K-ekonomisi çer­çevesinde daha derinlemesine değerlendirdiği yazılar. Çin, bu seride önemli bir yer tutuyor. Ni­tekim Foreign Affairs’in de Mic­hael Froman’ın son makalesiyle Çin’in kapasite fazlasını bir son­raki küresel finansal kriz ihtimali üzerinden tartışmaya açması te­sadüf değil.

Kapasite: K’sı var, çıkış kapısı yok

İki yıldır izlediğimiz basınç merkezi giderek daha belirginle­şiyor: Çin’in kendi içinde erite­mediği kapasite fazlası. 30 Ara­lık 2024 tarihli “Go Ustası Dama Tahtasında” yazımızda Çin’in üretim fazlasını dünya pazarla­rına taşıdığını ve renminbinin bu aktarımda kritik rol oynadığını incelemiştik. Hükümetin geçen yıl devreye aldığı “anti-involuti­on” stratejisinin başarısı ile ren­minbinin değeri, bu basıncın ne­reye ulaşacağını belirleyecek.

Klasik iktisatta fiyat maliye­tin altına indiğinde üretici ka­pasiteyi kısar. Çin’de denklem farklı çalışıyor. Çelikten polisi­likona, bakırdan alüminyuma kadar üreticiler düşük hatta ne­gatif marjlarla faaliyetlerini sür­dürebiliyorlar. “Hedge” bazlı fi­nansal mühendislik, vadeli satış­larla marjı önceden kilitleyerek spot fiyat maliyetin altına inse bile üretimi bir süre ayakta tu­tuyor; yerel yönetimler ise istih­dam ve vergi kaygısıyla fabrika kapanışlarına direniyor. Bir sek­tördeki ucuz girdi diğerinin ma­liyet avantajına dönüşebiliyor. 20 Ekim 2025 tarihli “Doktorun Kriptoya Düşüşü” yazımızda ba­kır üzerinden izlediğimiz bu ya­pı, bugün yapay zekâ altyapısının metal talebiyle yeni bir destek buluyor.

İhracat Temmuz ayında dola­rı bazında yıllık yüzde 23,9 art­tı. Küresel yapay zekâ yatırımla­rı sunucu, yarı iletken ve ağ ekip­manları talebini körüklerken Çin’in çip ihracatı Mayıs ayın­da yüzde 111 sıçradı; Pekin de ve­ri merkezi altyapısına beş yılda yaklaşık 2 trilyon renminbi (~300 milyar ABD doları) ayırmaya ha­zırlanıyor. Yapay zekâ kapasite sorununu çözmüyor; üretim çar­kının bir bölümüne zaman kazan­dırıyor. Çin bugün küresel sınai üretimin yaklaşık yüzde 30’unu gerçekleştiriyor; zarar yazan Çin­li sanayi şirketlerinin oranı yak­laşık yüzde 30’a ulaşmış durum­da. Stratejik sektörlerde zarar oranı daha da yüksek. İşte Çin’in “neijuan”,........

© Dünya