menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Paranın ucuzladığı, hayatın pahalılaştığı yeni dünya düzeni

10 0
30.01.2026

Ekonomi uzun yıllar boyunca neredeyse tartışmasız kabul edilen basit bir denklem üzeri­ne inşa edildi. Faizler dü­şerdi, kredi genişlerdi, yatırımlar artardı; üre­tim canlanır, istihdam büyür, gelirler yükselir­di. Sonuçta toplumun ge­niş kesimleri bu büyü­meden payını alır, refah seviyesi yükselir ve toplumda bu büyüme hissedilirdi.

Bugün ise aynı adımlar atı­lıyor ama aynı sonuçlar ortaya çıkmıyor. Merkez bankaları fa­iz indiriyor. Piyasalar likiditeyle besleniyor. Finansal varlık fiyat­ları yükseliyor. Borsalar rekorlar kırıyor, tahvil piyasaları rahatlı­yor, varlık sahipleri kâğıt üzerin­de zenginleşiyor.

Ancak sokaktaki insan için tab­lo bambaşka. Market alışverişi her ay biraz daha pahalı. Kira artışları maaş zamlarını solluyor. Eğitim, sağlık, ulaşım gibi temel kalemler hane bütçesini zorlamaya devam ediyor. İnsanlar “ekonomi büyü­yor” cümlesini sıkça duyuyor ama bu büyümeyi günlük hayatlarında hissetmiyor.

Bu bir algı yanılması değil. Bu, küresel ekonominin sessiz ama de­rin bir dönüşüm içinde olduğunun işareti. Bir önceki yüzyılın ekono­mi reçetesi bu yüzyılda işlemiyor.

Bugünün en kritik sorusu şu: Eğer faizler düşüyorsa, neden ha­yat ucuzlamıyor?

Sorunun cevabı sanıldığı kadar karmaşık değil. Asıl mesele faizle­rin seviyesi değil, paranın kime ve nasıl ulaştığı. Geçmişte faiz indi­rimleri reel ekonomiyle çok daha hızlı temas ederdi. Bankalar kre­dileri genişletir, işletmeler yatırım yapar, yeni istihdam alanları açı­lırdı. Ücretler artar, harcanabilir gelir yükselir, tüketim zincirleme biçimde canlanırdı. Bugün ise bu aktarım mekanizması ciddi biçim­de zayıflamış durumda.

Düşük faiz ortamında yaratılan para, önce finansal sistemin üst katmanlarında dolaşıyor. Büyük bankalar, fonlar, yatırım şirketleri ve yüksek servet grupları bu likidi­teye hızlıca erişebiliyor. Para, üre­timden çok varlık fiyatlarına yöne­liyor.

Sonuç net: Varlık sahibi olanlar servetlerini büyütüyor, ücretle ça­lışanlar yerinde sayıyor, orta sınıf her geçen gün biraz daha sıkışıyor. Ekonomi büyüyor ama refah hissi........

© Dünya