menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Kişisel verilerim bana özel… Peki ya öyle değilse?

28 0
26.08.2025

Dijital çağın en değerli kaynağı artık pet­rol ya da altın değil, hepimizin durmak­sızın ürettiği veriler. Attığımız her adım, yaptığımız alışveriş, izlediğimiz bir video ya da sosyal medyada bir dokunuş ile bıraktığı­mız küçük bir iz. Bu izler, devasa bir veri eko­nomisinin ham maddesi… Bu noktada kritik bir soru karşımıza çıkıyor: Bu verilerin ger­çek sahibi kim? Biz mi, onları işleyen şirket­ler mi, yoksa bu verilerden kazanç sağlayan görünmez aktörler mi? Bu sorunun ceva­bı aslında hayatımızın her alanını kapsıyor. Akıllı telefonlarımızın konum takibinden çevrim içi alışverişlerimize, sağlık uygula­malarından bankacılık işlemlerimize haya­tımızın her alanında sürekli veri üretiyoruz ve dijital iz bırakıyoruz. O izler ise geleceğin yapay zeka modellerini besleyen ve tüketim alışkanlıklarımız etkileyebilecek güce sahip devasa bir kaynağa dönüşüyor. Kısacası diji­tal mahremiyet artık sadece kişisel bir mese­le değil, aynı zamanda ekonomik ve toplum­sal bir güvenlik konusu.

Blok zincir teknolojisi bu noktada farklı bir bakış açısı sunuyor. Dağıtık yapısıyla ve­rileri merkezi otoritelerden çıkarıp, şeffaf ve değiştirilemez şekilde saklıyor. Bu saye­de güven artıyor, aracılar azalıyor, işlemler hızlanıyor. Ancak bu şeffaflığın yanında yeni bir tartışma kapısı açılıyor: Mahremiyet na­sıl korunacak? Zincir herkese........

© Dünya