GEZİ ZEKÂLI DEĞİL ELİF BAKIŞLI BİR NESİL
Geçen hafta birer gün aralıkla Urfa Siverek’te ve Kahramanmaraş merkez ilçede iki ayrı okula yönelik silahlı saldırılar oldu.
Ve hepimiz buna saniye saniye şahitlik ettik.
Hem de saldırı henüz çocuk yaşta iki öğrencinin eliyle oldu.
Saldırılar, bedenleri yaralamak ve canları almakla kalmadı.
Ülke olarak herkese yönelik gün aşırı bir tehdidin kol gezdiğini gösterdi.
İçine düştüğümüz manevi çöküş ve vicdani tahribin somut bir resmi oldu.
Yüreğimiz, acı, hüzün ve kahırdan cayır cayır kül oldu.
Dil, yapılanlar karşısında lal oldu.
Kulak “Ne olur bir daha duymayayım!” temennisiyle sağır olmayı yeğledi.
Kendi ekip biçtiğimizin binler şahidi olduk.
Kendi kabullerimizin milyon pişmanı olduk.
Evimizde yarını inşa ve ihya edecek nesiller değil,
Yuvamızda cenneti bize getirecek salih evlatlar değil,
Dünyayı ve ahireti hem kendisi hem bizler hem de insanlık için
Hüsrana, ıstıraba, pişmanlığa ve azaba çevirecek
Merhametsizler, hissizler, fikirsizler ve sadistler yetişiyor.
Oysa önümüzde binler pedagojik öğretiye galip gelen şu Nebevi öğüt ve şu veciz sözler bize kafi değil miydi?
“Çocuklarınızı üç hususta yetiştirin: Peygamber sevgisi, Ehl-i Beyt sevgisi ve Kur’an kıraati…” (Hadis-i........
