Batı Medeniyeti(!)’nin Çöküşü!
Son üç yüzyıldır insanlığa kan, gözyaşı, vahşet ve sömürüden başka bir şey vermeyen emperyalist ve siyonist güçler, kurdukları zulüm düzenleri ile maddi güçlerini kullanarak her ülkede devşirdikleri “etki ajanları” ile insanlığa zararlı olan ne varsa faydalı, faydalı olan ne varsa zararlı gösterme yoluna gittiler.
Yaptıkları soykırım ve zulümler yetmezmiş gibi bir de insanlığa reçete verip insanlığın aydınlığı ve gelişmesi için yol haritaları çizdiler. Satın aldıkları veya ele geçirdikleri bilim adamlarından devlet başkanlarına, gazetecilerden sanatçılara, siyasetçilerden diplomat ve askerlere kadar etki altına aldıkları güçlü kadroları kullanarak Batı Medeniyetinin insanlık için kurtuluş olduğu ve başka alternatifi olmadığı fikrini uzun yıllar boyunca nesilleri etkilemek için her alanda işlemeye başladılar ve başardılar.
Oysa insanlığı üç yüzyıldır esir almış olan sömürgeci Batı Medeniyeti; Yunan Felsefesi, Roma Hukuku ve tahrif edilmiş Hristiyanlık ve siyonizm inanç ve felsefesine dayanmaktadır. Batının tek kutsalı çıkarlarıdır. Bu çıkarları uğruna tarih boyunca hep saldırmış, katletmiş ve sömürmüştür. Saldırganlık, işgal, sömürgecilik ve ahlaksızlık bunların genlerinde var.
Yıllar boyunca dünya halklarına ve Müslümanlara “batılı değerler” diye pazarlanan, “demokrasi, yaşam hakkı, insan hakları, kadın hakları, çocuk hakları, hayvan hakları, ifade özgürlüğü, adalet, savaş hukuku” gibi sözde batı medeniyetinin ortaya koyduğu ilke ve söylemleri maske olarak kullanıp insanlığı sömürmeye devam ettiler. Ne zaman kurdukları çarka aykırı bir gelişme olduğunda terör........
