YEMEN VE İSLAM DÜNYASI
Mezheplerin Ötesinde Bir Güç Mücadelesi: İran, Arabistan, ABD ve İngiltere'nin Stratejik Hesapları
Yemen’de yaşanan savaşı yalnızca Sünnilik ile Şiilik arasındaki bir mücadele olarak görmek, bu coğrafyanın gerçeklerini anlamamaktır. Bu savaşın arkasında iktidar, enerji yolları, deniz ticareti, bölgesel liderlik, silah ekonomisi ve İslam dünyasının siyasi parçalanmışlığı bulunmaktadır. Mezhep farklılıkları çatışmanın dili hâline getirilirken, savaşın devamından çıkar sağlayan siyasi ve ekonomik aktörlerin hesapları çoğu zaman gözlerden uzak kalmaktadır.
Yemen Savaşı'nın Gerçek Kökenleri
Yemen’deki çatışmalar, Husilerin Sana’yı ele geçirmesiyle 2014’te yeni bir aşamaya girmiş, 2015’te Arabistan öncülüğündeki askeri müdahaleyle uluslararası bir güç mücadelesine dönüşmüştür. Ancak krizin kökleri çok daha eskidir. Kuzey ve güney arasındaki tarihsel ayrışma, başarısız siyasi geçiş, ekonomik eşitsizlikler, yolsuzluk ve devlet otoritesinin zayıflaması Yemen’i iç çatışmaya açık hale getirmiştir.
Husiler, yerel toplumsal ve siyasi kökleri bulunan bir harekettir. İran’la ilişkileri ve askeri işbirlikleri önemlidir; ancak onları yalnızca Tahran’ın yönettiği bir araç olarak tanımlamak, Yemen’in kendi iç dinamiklerini göz ardı etmektir. Aynı şekilde, uluslararası alanda tanınan hükümetin ve diğer silahlı grupların da kendi iktidar ve nüfuz hesapları bulunmaktadır.
Yemen’deki temel sorun, devletin egemenliğinin parçalanması ve farklı aktörlerin kendi bölgelerinde ayrı siyasi, askeri ve ekonomik düzenler kurmasıdır.
İran ve Arabistan: Gerçek Anlaşmazlık Nedir?
İran ile Arabistan arasındaki rekabetin merkezinde mezhepten önce bölgesel liderlik, güvenlik ve nüfuz alanları bulunmaktadır. Tahran, Yemen’de kendisine yakın bir yönetimin varlığını Arabistan’ın askeri ve siyasi baskısını dengeleyecek bir unsur olarak görmektedir. Riyad ise sınırında İran’la bağlantılı güçlü bir silahlı yapının bulunmasını ulusal güvenlik tehdidi olarak değerlendirmektedir.
İran açısından Yemen, Irak, Suriye ve Lübnan’la birlikte bölgesel nüfuz ağının bir parçasıdır. Arabistan açısından ise Yemen, Arap Yarımadası’nın güvenliği ve Kızıldeniz’e erişim bakımından stratejik bir derinlik........
