menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Minareler yükselirken vicdanlar neden çöktü?

11 0
08.02.2026

Çok istedik bu dünyayı…

Ama kazanamadık.

Daha doğrusu kazanmayı, başkalarının kurallarıyla oynamaya razı olarak denedik. Sonra da kaybettik. Bugün elimizde olan hiçbir şeyin gerçek anlamda sahibi değiliz. Ne toprağın, ne sözün, ne evladın, ne de inancın. Sahip olduğumuzu sandığımız her şey ya ipotekli ya kiralık ya da başkasının değer sistemine emanet.

Çocuklarımızı kaybettik. Ama fark etmedik.

Onları başka medeniyetlere kiraya verdik; dilini, ahlâkını, hayallerini teslim ettik. Sonra da “neden bize benzemiyorlar?” diye hayret ettik. Oysa biz onlara yaşayan bir örneklik sunmadık; sadece nutuk verdik. Kur’an-ı Kerim “Niçin yapmadıklarınızı söylüyorsunuz?” (Saff, 61/2) diye uyarırken, biz bu ayeti kürsülerde okuduk ama hayatta susturduk.

Durmadan cami açıyoruz. Medrese açıyoruz. Bina çoğaltıyoruz.

Ama ahlakı kaybediyoruz.

Bu nasıl bir çelişkidir ki, minareler yükselirken vicdanlar alçalıyor. İmamlar memurlaştı, hocalar danışmanlaştı, askerler işadamı oldu, siyasetçiler hoca kesildi. Herkes rol değiştiriyor ama kimse sorumluluk üstlenmiyor. Herkes konuşuyor ama kimse bedel ödemiyor.

Kadınlarımız soyuldu; sonra buna “özgürlük” dedik.

Erkek,........

© Doğruhaber