Birleşmiş Milletler mi, Büyük Güçlerin Masası mı?
Gazze’de yaşananlar bize yalnızca bir savaşın acılarını değil, uluslararası sistemin nasıl çalıştığını da gösteriyor. Ben artık Birleşmiş Milletler’in yapısını, özellikle Filistin meselesi üzerinden yeniden sorgulamak gerektiğine inanıyorum. Çünkü dünyaya adalet, hukuk ve insan hakları adına seslenen bir kurumun karar mekanizmasında büyük güçlerin ayrıcalıkları belirleyici olduğu sürece, tarafsızlık iddiası sürekli tartışılacaktır.
Bugün Güvenlik Konseyi’nde beş daimi üye veto hakkına sahip: ABD, Rusya, Çin, Fransa ve Birleşik Krallık. Bu sistem 1945’in güç dengelerini yansıtıyor. Fakat dünya değişti; buna rağmen karar mekanizmasının temel yapısı büyük ölçüde değişmedi. Gazze bunun en açık örneklerinden biridir.
4 Haziran 2025’te Gazze’de kalıcı ve acil ateşkes çağrısı yapan karar tasarısı, Konsey’in diğer 14 üyesinin desteğine rağmen ABD vetosuyla reddedildi. 18 Eylül 2025’te benzer şekilde, diğer 14 üyenin kabul ettiği ateşkes tasarısı yine ABD vetosuyla engellendi. Hukuken bu, veto hakkının kullanılmasıdır; siyasi açıdan ise dünyanın geri kalanının büyük bölümünün desteklediği bir metnin tek bir daimi üye tarafından durdurulabilmesi anlamına geliyor. İşte benim sorguladığım nokta tam olarak budur.
Ben “BM israil’in örgütüdür” demiyorum. Böyle bir iddia bütün BM kurumlarını ve üye........
