“Dubai’nin çöküşü. Altın serabın sonu mu?”
Altınla süslenen saraylar ilk fırtınada yıkılır; ama inançla kurulan duruş, ateşin içinden geçerek daha da sertleşir.
Ben açık konuşuyorum: Bugün yaşananlar bir şehir hikayesi değil, bir zihniyetin çöküşüdür. Birleşik Arap Emirlikleri yıllarca kendisini “istikrar adası” olarak pazarladı. Ama ABD-israil ile İran arasında patlayan savaş, bu vitrinin ne kadar kırılgan olduğunu ortaya koydu. Bugün Fujairah limanındaki yakıt satışlarının çökmesi, ticaretin aksaması ve güvenliğin sarsılması tesadüf değil; yanlış tercihler zincirinin doğal sonucudur.
Körfez ülkeleri yıllardır Batı’ya yaslanarak sahte bir güvenlik mimarisi kurdu. Ama gerçek şu: Bu savaşta en ağır faturayı yine onlar ödüyor. Enerji hatları tehdit altında, ticaret yolları kırılgan ve ekonomiler dış şoklara açık. Bölgeyi istikrara kavuşturduğu iddia edilen politikalar, tam tersine kırılganlığı artırdı.
Kırılmanın en sembolik adımı ise İbrahim Anlaşmaları oldu. Bu anlaşmalar barış değil, stratejik bir yön değişimiydi. ABD’nin bölgesel çıkarları doğrultusunda şekillenen bu yapı, israil ile normalleşmeyi merkez........
