Ülkenin Yaralarına Hicretle Dokunmak
1950-1953 yılları arasında, BM'nin çağrısıyla Kore Savaşı'na en çok asker gönderen ülkelerden Türkiye, savaşta 721 askerini kaybetmişti.
Savaşta ilginç bir sahne vardır.
Kunuri Muharebeleri'nde ve diğer kritik cephelerde, askeri dehasıyla savaştaki diğer pek çok ülke askerinin kurtulmasına vesile oluşuyla bilinen Tahsin Paşa (Tahsin Yazıcı), orada karşıladıkları Kurban Bayram’ına büyük bir ehemmiyet verir.
Binlerce müslüman askerin olduğu bir karargâhta Bayram Namazı kılınacaktır. Sivil hayatta imamlık yapan bir er, namazı kıldırır. Sonra bu imam asker, bir masanın üzerine çıkar ve bayram hutbesi verir. Hutbenin konusu kurbandır.
Kurbanlık hayvanda aranacak şartlardan bahseder. Koyun ve keçi, bir yaşını doldurmalı diye başlar ve ekler: “Koyun irileşmişse, gösterişliyse altı aylık iken de kurban edilebilir, sığır ve manda iki yaşını, deve ise beş yaşını doldurmalı” der. Tabi bildiği bütün detayları aktarır: “Dikkat edin, kurbanlık hayvan hasta, kötürüm değil, besili ve azaları tam olacak. Kesileceği yere gidemeyecek derecede topal yahut kör veya dişlerinin çoğu dökülmüş, aşırı zayıf ya da kuyruk/meme gibi kısımları kopuk olmayacak. Doğuştan boynuzsuz ise, hafif kulağı yırtıksa sorun değil.”
Kurbanı kesmedeki tüm fıkhî hükümleri tek tek saydıktan sonra kurban etlerinin nasıl pay edileceğini de söyler. Böylece uzun bayram hutbesini bitirir. Namazdan sonra paşa, bu........
