Bayramı Tatillere Kurban Etmeyelim
Bayram, insanın dünyaya biraz ara verip kalbine döndüğü zamanlardır. Hayatın hızı içinde manevi bir mola gibidir. Katılaşan ruhun yumuşadığı, unutulan duyguların yeniden hatırlandığı, kapıların ve gönüllerin açıldığı mübarek vakitlerdir.
Fakat bugün modern hayat, bayramların anlamını yavaş yavaş değiştirmeye başladı.
Bayramı bir “manevi buluşma” olmaktan çıkarıp bir “kişisel kaçış programına” dönüştürme riski ile karşı karşıyayız.
Bayram yaklaşınca insanlar kimi ziyaret edeceğini, kaç yetimi sevindireceğini, hangi gönlü alacağını düşünürdü. Bu düşünce hamdolsun devam ediyor. Ancak kaç günlük tatil yapacağını, hangi otelde konaklayacağını, hangilerinin konforunun daha çok olacağını planlayanların sayısının da günden güne arttığına şahitlik etmekteyiz.
Yani eskiden insanlar bayrama hazırlanırdı. Şimdi ise bayramdan kaçmaya hazırlanıyor.
Elbette insan ailesiyle dinlenebilir, seyahat edebilir. Dinimiz hayatın meşru nimetlerine karşı değildir. Ancak mesele şudur: Bayramın ruhunu kaybetmemek… Bayramı tüketim endüstrisinin yönettiği sıradan bir........
