Allah Teâlâ’nın ücret tarifesi
Öncelikle, Allah Teâlâ müminlerin yaptıkları hiçbir ameli karşılıksız bırakmayacaktır, bu ilahi bir kuraldır. Tabir caizse her şeyden önce Rabbimizin değişmeyen bir asgari ücreti vardır; Bire on…
“Kim bize bir iyilikle gelirse ona yaptığının on misli vardır. Kim de bize bir kötülükle gelirse ancak yaptığı kötülüğün karşılığı vardır ve onlar zulme uğramazlar.” (6/160)
Bununla beraber amellerin değerleri zamana, mekâna ve belirli şartlara göre değişmekte, özellikle artış göstermektedir.
Mesela, herkesin namaz kıldığı bir ortamda sizin kıldığınız namaz, sadece namaz olarak kalacaktır. Fakat hiç kimsenin namaz kılmadığı bir ortamda, namaz kılanlara iyi gözle bakılmadığı, yadırgandığı bir ortamda, bir okulda, bir sınıfta sizin kılacağınız namaz sadece namaz olarak kalmayacaktır. Böylesi bir ortamda bütün amellerimizin karşılığı kat kat artacaktır.
Örtünmek, Müslümanca bir hayat sürmek de böyledir. Mekke’nin fethinden önce yapılan savaşlara iştirak eden ve söz konusu dönemde sadaka veren kişiyle Mekke’nin fethinden sonra savaşlara katılan ve sadaka verenlerin eşit olmadığını Rabbimiz ferman buyurmaktadır.
“Size ne oluyor ki Allah yolunda harcamıyorsunuz? Hâlbuki göklerin ve yerin bütün mirası Allah’ındır. İçinizde fetihten önce (Allah yolunda) harcayan ve savaşan kimseler diğerleriyle bir olmaz. Onlar derece itibariyle (fetihten) sonra harcayan ve savaşanlardan daha büyüktür…” (57/10)
Mekke’nin sıkıntılı döneminde yapılan nice amellerin, verilen azıcık sadakaların daha sonraki bolluk ve genişlik dönemlerinde verilenlerle kıyaslanamayacak derecede olduğunu belirten........
