İmanımızı ve şehadetimizi kalbimizle dilimizle ve elimizle de tasdik ediyor muyuz?
Bush’un 25 yıl önce Afganistan üzerinden İslam Dünyasına – Müslümanlara karşı ilan ettiği Haçlı Seferi, Trump ve Netanyahu’nun 28 Şubat 2026 günü İran’a saldırmalarıyla birlikte artık yeni bir aşamada…
Geçen 25 yıl içinde ABD ve müttefiklerinin işgal ettikleri ve saldırdıkları ülkelerde milyonlarca Müslümanı katlettiler. Yetmedi, ABD ve AB ülkeleri, israil’in 70 küsur yıldan beridir yaptığı katliamlarda olduğu gibi, yıllardır kuşattığı Gazze’de 7 Ekim 2023 tarihi itibariyle başlattığı soykırımı sınırsız destekleriyle birlikte hala sürdürüyorlar. Yetmedi, Filistin’de sürdürdükleri işgale ve soykırıma şimdi de İran’ı eklediler.
Nihai hedefleri açık: biz Müslümanlara boyun eğdirmek ve zenginlik kaynaklarımız üzerinde mutlak hak ve söz sahibi olmak! Ülkelerimize gerçekleştirdikleri saldırılar, ülkelerimizi parçalama ve istikrarsızlaştırma hamleleri ile diğer bütün çabalar da bu emellerinin birer tezahürüdür.
Peki, ya biz Müslümanların hali?
Bendenizin bu soruya cevabı şudur: Önemli olan, her halimizin bir imtihan olduğunun ne ölçüde bilincinde olduğumuzdur. İmanımızı ve şehadetimizi kalbimizle, dilimizle ve elimizle de tasdik ediyorsak, gam yok!
Evet, günümüzün........
