İTTİHADIN DİYARBAKIRDA DÜZENLEDİĞİ ALİMLER BULUŞMASINDA MEKANIN MÜSLÜMAN OLMASI
Konuyu iki babda ele alacağım. Birincisi, mekânın konuşmacıya verdiği özgüven. Diğeri de konuşmacıların hitabetleri. Ben bu teşkilatın hadimi bir üyeyim. Daha çok işin mutfak boyutu üzerinde durur ve bu konudaki izlenimlerimi Seydalar ile paylaşırım.
Konu davet ve davet üslubu idi. İstisnasız her hatibin hitabetinin ortak noktasının kendini özgür bir ortamda görmeleri oldu. Bu da çok dikkatimi çekmişti. Ve bana kalırsa işin en can alıcı noktası da işin burasıdır. Çünkü hatip bulunduğu yerde kendini tam özgür hissetmezse yapacağı konuşma da çok etkili olmaz.
Alimler ve Medreseler Birliğinin oluşturduğu ortam tam da hatibin kendini rahat hissettiği bir ortamdı. Bunu sakın salonun dizaynı, protokol ve kimin nasıl konuştuğu üzerinden bir okuma yaptığım anlaşılmasın. Kastım başka bir şeydir. O da birçok farklı şehir ve farklı ülkelerden ciddi bir ulema katılımı olmuştu. Her alim doğal olarak temsil ettiği bir İslami teşkilat adına orada konuşma yapacak tabi ki.
İşte her konuşmacının ya yüzünden ya da sözünden bariz bir şekilde şu anlaşılıyordu. “Benim, fikrimi ve İslami düşüncemi özgürce ifade........
