SANMA Kİ…
Hayatın matematiğini rakamlarda, kalabalıkların gürültüsünde ve alkışların şiddetinde arayan bir nesil haline geldik. Niceliği niteliğin, görünüyor olmayı ise "olmuş olmanın" önüne koyduk. Oysa hakikat, çoğu zaman o kalabalıkların uzağında, sessiz bir köşede bekler.
Sanma ki düğününün kalabalık olması, davetlilerin binleri bulması seni Allah’ın sevgili bir kulu yapar. Eğer ölçün buysa, tarih kitaplarına bir bak. İnsanlığın kanını emen zalim diktatörlerin, halkını açlığa mahkûm eden tiranların, firavun ve nemrutların düğünlerinde yüz binlerce insan meydanlara döküldü. Belki o gün gazeteler yoktu; lakin manşetler sokaklarda atıldı. Halk günlerce bu düğünlerin görkemini konuştu.
Sanma ki cenazenin kalabalık olması, tabutunun omuzlar üzerinde bir deniz gibi taşınması senin "iyi bir gidişle" gittiğinin kesin kanıtıdır. Hatırla; alemlere rahmet olarak gönderilen Efendimiz’e (sav) hakaret etmeyi sanat sanan Charlie Hebdo karikatüristlerinin cenazesinde dünya liderleri saf tuttu. Milyonlar yürüdü, ekranlar günlerce o korteji gösterdi.
Kalabalıklar her zaman........
