Geleneklerimiz
Her toplumun tarihten günümüze taşıdığı gelenekleri vardır. Yaşanan tecrübeler her toplum için önemlidir. İnsan, yaratılışı gereği kendi cinsleri ile ortak hayat sürer. Özellikle sevinç ve hüzün zamanlarında paylaşma ihtiyacı hisseder. Gelenekler zaman içinde oluşur ve nesilden nesile aktarılır.
Her sosyal kavram için birden fazla tanımlama yapılabilir. Gelenek için en genel tanımlamalardan biri şöyledir: Bir topluluğun kendinden önceki kuşaklardan devraldığı ve çeşitli aktarım yöntemleri kullanarak daha sonraki kuşaklara ulaştırdığı her türlü maddi/manevi kurum ve uygulamalar biçimi olarak açıklanmaktadır (Hüseyin Yılmaz, Gelenek, Gelenekçilik ve Gelenekselcilik, Muhafazakâr Düşünce, Yıl: 1, Sayı: 3, Kış 2005). Geleneklerin oluşmasında birden fazla etken vardır. Şüphesiz bunun başında din ve dinin öğrettiği değerler gelir.
Müslüman bir toplum için helal ve haram kavramları esastır. Büyüklerinden/atalarından gelen birtakım uygulama veya davranışları aynen devam ettiremezler. Yani imana uymayan davranışlar var ise onları terk ederler. Fıtri olarak her insan ve toplum büyüklerinden gördükleri davranışları önemser. Ama Müslüman olmak aynı zamanda ölçülere sahip olmak demektir. Kur'an-ı Kerim bunu şöyle haber vermektedir: “Onlara, “Allah’ın indirdiğine uyun” denildiğinde, “Hayır, atalarımızdan gördüğümüze uyarız” dediler. Ya atalarının aklı bir şeye ermemiş, doğru yolu bulamamışlarsa!” (Bakara, 2/170)
Gerek bu ayetten gerekse bu konudaki........
