menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Bir Ezanla Bir Salâ Arası: Ömür

7 0
10.02.2025

"Bu son yolculuğum için gerekli hazırlıkları yapayım" dahi diyemeden. Kim bilir belki de eşimiz, dostumuz ve sevdiklerimizle helalleşemeden. Zira Rabbimizin kapımızı ansızın çalacak bir hükmüdür ecel. Ne bir saniye öne çekilir ne ertelenir. Ne de herhangi birimizi görmezden gelir ölüm.

Rabbimizin dünya imtihanında bizler için takdir ettiği kısa zaman dilimine ömür diyoruz. Ömür, mamur edilmesi, ebedi kazanca dönüştürülmesi gereken hayatı ifade eder. İyilik ve güzelliklerle geçirilmiş bir hayattır ömür. İnsani ve ahlaki erdemlerle tezyin edilmiş bir hayattır ömür. Eğer fani dünya hayatı, emanet ve sorumluluk bilinciyle Allah’a iman ve salih amellerle tezyin edilmişse mamur edilmiş demektir. Eğer bu kısacık hayat, emanet ve sorumluluk bilinciyle Allah’ın razı olacağı şekilde yaşanmışsa bereketlenmiş demektir.

Zamanın yegane sahibi Yüce Rabbimizdir. Her bir anımızı bizlere emanet olarak lütfeden O’dur. Ve Rabbimizin katında asıl önemli olan, zamanı nasıl geçirdiğimizdir. Sayılı nefeslerimizi ne uğrunda tükettiğimizdir. Ömür nimetini, yaratılış gayemize uygun değerlendirip değerlendirmediğimizdir.

Yokluk aleminden varlık alemine gelen her bir canlı mutlaka ölümle karşılaşacaktır. Vakit tamam olduğunda en sağlam kalelerde olsa bile hayat sayfasını mutlaka kapatacaktır. Hepimizin inandığı bu gerçeğe rağmen, çabucak geçip giden dünya hayatına kendimizi kaptırıyoruz çoğu zaman. Gündelik meşgaleler, yarına dair hesap ve hayaller... Bazen daha iyi olma kaygısı... Bazen bütün ruhumuzu kuşatan ve mahkûm eden benlik duygusu... Dünyaya özgü endişeler...........

© Diyanet Haber