menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Bireyler, kurumlar ve toplumsal hedefler 

14 0
23.02.2025

Toplumların hayatında kurumların vazgeçilmez bir yeri vardır, kurumlar toplum hayatının şekillenmesinde ve işleyişinde önemli bir rol oynarlar. Bireylerin kendi barışçı amaçlarını gerçekleştirmelerinin zeminini oluşturan kurumlar bir toplumun ortak hedeflerine ulaşmasının da temel araçlarıdırlar.
Kurumlardan söz etmeye başlamışken, konuşma dilinde yaygın olan -ama akademik literatürde bile tamamen kaçınılamayan bir yanlış anlamayı düzeltmek gerekiyor. Bizde ‘’kurum’’ deyince, genellikle, belli bir kamusal görev veya işlevi yerine getirmek üzere amaçlayarak ‘’kurulmuş olan’’ ve binalar ve görevliler gibi görünür fiziksel varlığa sahip olan organizasyonlar akla gelmektedir. Oysa bu gibi organizasyonlar sırf ‘’kurulmuş’’ oldukları için kurum değildirler. Bunlara doğru anlamda kurum denebilmesi için tanımlanabilir belirli bir işlevle temayüz etmiş olmaları ve bu işleve özgü yerleşik kural ve usullere sahip bulunmaları gerekir.
Fakat bir de herhangi bir irade tarafından belli bir anda ‘’kurulmuş’’ olmayıp toplumsal evrim veya gelişmenin sonucunda ortaya çıkmış olan ve zaman içinde belirli bir işlevle ve ona uygun kural ve usullerle özdeşleşmiş olan toplumsal kurumlar vardır ki bunlar genellikle fiziksel bir yapıyı çağrıştırmazlar. Asıl yani sosyolojik anlamda kurum bu kendiliğinden doğan sosyolojik fenomenlerdir. Bunlar kendilerine özgü ilişki biçimleri, kurallar ve usullerden oluşan yerleşik kültürel pratikler olarak nitelenebilirler; aile, dil, hukuk, mülkiyet ve piyasalar gibi. Bu kurumlar, İskoç Aydınlanmacılarının deyimiyle, ‘’insanî tasarımın değil de insan eyleminin sonucu’’ olarak evrimsel bir şekilde ortaya çıkmışlardır. En başta toplumun kendisi bu anlamda bir kurumdur; yani toplum herhangi bir irade tarafından bilinçli olarak yaratılmış olmayan -zaten yaratılması da mümkün olmayan- ana kurumdur.
Günümüzün önde gelen klasik liberal siyaset filozoflarından David Schmidtz iki meslektaşıyla birlikte yayına hazırladıkları Routledge Handbook of Libertarianism (2018) adlı eserin Giriş bölümünde şöyle yazıyorlar:
‘’Eğer bir kurum bizim (toplum........

© Diyalog Gazetesi