Sorunlar, kaybedilen zaman ve geleceğimiz
Bazen günlük yaşantımızda gelişen olayların geçmişte de yaşandığını bilmeden sanki dejavu yaşıyormuşuz gibi hissediyoruz.
Aslında küçücük bir adada süregelen aynı sorunlar ve olaylar; kaybedilen zaman ve geleceğimiz üzerine bir türlü sonunu getiremediğimiz belirsizlikler; Kıbrıs Türk halkı içerisinde bize çıkmaza yol açmaktadır. Gelin çok gerilere gitmeden son on yılda önem sırasına göre günlük hayatımızda var olan ve halkımızın çözüm beklediği sorunlara bir göz atalım.
1- Kıbrıs sorunu ve siyasi gelecek kaygısı
Resmi olarak Birleşmiş Milletler’in adaya ayak bastığı 1963 Kanlı Noel’den sonra 1964 yılında fiilen adada Kıbrıs Türk halkı ve Rum halkını bir araya getirme çabaları başlamıştır. Toplumsal görüşmelerin neredeyse 62 yılını tamamlayacağı bu günlerde hâlâ daha yok 3 1 yok 5 1 görüşmelerinin planlandığı, güney komşuların şımarık ve dünyaca tanınan Kıbrıs Cumhuriyeti’nin tek hakimiymiş gibi hareket etmeleri bir gerçekliktir. Bütün dünyanın buna göz yumması, bizim iyi niyet çabalarımıza rağmen her zaman masadan kaçan, siyasi manevralarla dünyayı oyalayan, Kıbrıs halkının ada üstündeki haklarını hiçe sayarak tüm dünya ile askeri, siyasi ve ekonomik ilişkiler kuran bir gerçeklikle karşı karşıya olduğumuzu göstermektedir.
Bu oyunun bozulacağı ve Kıbrıs Türkü’nün ciddi kazanımlar elde edeceğini düşünerek 2004 yılında Annan Planı’na evet diyen Kıbrıs Türkü, plana hayır diyen dünya ve Rumlarca cezalandırılmaya çalışılmıştır. Ufak tefek kazanımlarla oyalanan Kıbrıs Türkü lehine ne Birleşmiş Milletler nezdinde (ki bence artık dünyada siyasi ağırlığı ve otoritesi yok denecek kadar azalmıştır) ne de Avrupa Birliği tarafından Rumlara karşı herhangi bir olumsuz adım atılmıştır.
Rumların küstahça yürüttükleri başta İsrail, Fransa ve BAE ile süregelen askeri, siyasi ve........
