Tilkiyi kümese müdür yapmışlar
Tarih, sadece savaşları ve antlaşmaları yazmaz, toplumların maruz kaldığı büyük akıl tutulmalarını, organize algı operasyonlarını ve bu operasyonların geride bıraktığı manevi enkazları da kaydeder. Bugün tam da böyle bir kırılma noktasının, toplumsal vicdanı derinden yaralayan bir tiyatronun son perdesini izliyoruz.
O büyük deprem felaketinin yaşandığı, canımızın burnumuzda olduğu günlerde birileri el birliğiyle düğmeye basmıştı. Hedef basitti, asırlık çınarımız Kızılay’ı kötü göstermek, devleti acizlikle suçlamak ve milletin merhamet duygusunu, samimi yardımlarını ekranlarda parlatılan bir yapıya, AHBAP’a yönlendirmek. İçinde sanatçıların, siyasetçilerin, ekran yüzlerinin olduğu devasa bir koro, hep bir ağızdan aynı nakaratı seslendiriyordu. O fırtınalı süreçte Kızılay Başkanı istifa etmek zorunda kaldı, kurum haksız bir linç kültürüyle karşı karşıya bırakıldı.
Peki, koparılan o fırtınanın ardındaki büyük günah neydi?
Neymiş efendim, Kızılay çadır satmış. Bilinen ama kasten çarpıtılan gerçeği bir kez daha, tane tane anlatalım. Kızılay’ın iştiraki olan Çadır AŞ var. Bu şirketin varlık sebebi ticari bir tüzel kişilik olarak çadır üretmek ve bunu Kızılay başta olmak üzere talep eden her kuruma satmaktır. Deprem zamanı ekranlarda boy gösterip para toplayan organizasyonlar, bu parayı depremzede için harcamak, gidip çadır veya konteyner satın almak zorundaydı. Kızılay’ın fabrikası neden........
