Liyakatsizliğin dijital silahı: İtibar suikastları
Geçtiğimiz günlerde sosyal medya dünyasının derinliklerine vakıf bir dostumla bir araya geldim.
Anlattıklarını dinledikçe, modern zamanın "dijital giyotinleri" karşısında küçük dilimi yutacak duruma geldim. Meğer Ankara kulislerinden iş dünyasına kadar uzanan o parıltılı koridorlarda ne kirli savaşlar dönüyormuş.
Piyasada "itibarlı" diye bilinen, vitrini süslü bazı isimlerin, rakip gördükleri liyakatli insanları yönetim katlarından tasfiye etmek için nasıl devasa bütçeler ayırdığını duyunca hem şaşırdım hem de derin bir üzüntü duydum.
İnsan ilişkileri, dijital bir pusu kurma sanatına mı dönüştü?
Birini sevmeyebilirsiniz, vizyonunuz uyuşmayabilir ancak bir insanı ekmeğinden etmek, itibarını sosyal medya algısıyla yerle bir etmek için servet harcamak hangi vicdana sığar?
Liyakat, Savunma Hattıdır
Her zaman savunduğum bir gerçeği tekrar etmekte fayda görüyorum.
Bir kurumda, şirkette veya toplulukta yönetici koltuğu, o işin mutfağından gelen, liyakatli insanlara teslim edilmelidir. Çünkü liyakatin olmadığı yerde, koltuğu korumanın tek yolu "algı yönetimi" haline gelir. İş........
