NAFAKADA ADALET NE ERKEĞİ EZELİM NE KADINI SAHİPSİZ BIRAKALIM
Anayasa Mahkemesi’nin “süresiz nafaka” kararından sonra Türkiye yine iki keskin uca savruldu. Bir taraf, yıllarca nafaka ödeyen insanların mağduriyetini haykırıyor. Diğer taraf ise boşanma sonrası ekonomik olarak ayakta kalma imkânı olmayan kadınların ne olacağını soruyor.
İkisi de haklı yerden konuşuyor.
Çünkü bu mesele ne yalnızca erkeğin cebidir ne yalnızca kadının dramı. Bu mesele adalet meselesidir. Aile hukukunda adalet, bir tarafı cezalandırıp diğer tarafı korumak değildir. Adalet, boşanmış iki insanın hayatını da mahvetmeden, özellikle de ekonomik olarak zayıf olanı sokağa bırakmadan makul bir denge kurabilmektir.
Evet, bir gün evli kalıp yıllarca nafaka ödemek vicdanı yaralar. Çalışan, kendi hayatını yeniden kurmaya çalışan, belki yeni bir aile kuran bir insanı ömür boyu belirsiz bir yükümlülüğe mahkûm etmek doğru değildir. Nafaka, ceza değildir. Boşanmanın ardından bir tarafın diğerine sonsuz borçlu sayılması da hukuk devleti mantığıyla........
