BU DOSYADA MESELE TEK BİR İTİRAF DEĞİL: AYNI SİSTEMİ ANLATAN BİRBİRİNİ TAMAMLAYAN YÜZLERCE DELİL
Bir ceza dosyasını güçlü kılan şey yalnızca bir kişinin çıkıp “şöyle oldu” demesi değildir.
Asıl önemli olan; birbirinden farklı kişilerin, farklı tarihlerde, farklı olaylar üzerinden aynı mekanizmayı tarif etmeleri, bu anlatımların para hareketleri, taşınmaz devirleri, çekler, şirket kayıtları ve ihale süreçleri gibi maddi verilerle kesişmesidir.
İmamoğlu dosyasında gelinen aşamada kamuoyunun önünde duran tablo tam da budur.
Artık karşımızda tek bir itirafçının sözü, tek bir iş insanının şikâyeti ya da birbirinden kopuk birkaç belediye işlemi yok.
Ruhsat var.İskân var.İhale var.Reklam alanları var.Metro projeleri var.Hafriyat sahaları var.Daire ve taşınmaz devirleri var.Milyonlarca dolar ve avroyla ifade edilen para talepleri var.
Ve bütün bunları, dosyanın farklı yerlerinde bulunan farklı isimlerin anlatımları birbirine bağlıyor.
MUZAFFER BEYAZ'IN ANLATTIĞI ŞEY BİR “TEKİL RÜŞVET İDDİASI” DEĞİL
Muzaffer Beyaz'ın son beyanları bu nedenle son derece önemli.
Beyaz'ın anlattığı tabloya bakın:
Kapasite AVM konusunda 5 milyon avroluk talep…Beylikdüzü'ndeki bir projede 20 milyon TL'lik rüşvet talebi…Yedi daire ve beş dükkân üzerinden gerçekleştirildiğini söylediği ödeme…Bu dairelerden dördünün Hasan İmamoğlu'na devredilmesi…İskân için istendiği belirtilen 3 milyon dolar…Ve bu ödemenin kayıtlarda “hak ediş” görüntüsü altında gösterildiğine ilişkin beyan…Ardından Bakırköy'deki başka bir projede yeniden 3 milyon dolar talebi…Ödenmediği takdirde taşınmazın üçte birinin yeşil alana çevrileceği ve yapılaşma hakkının düşürüleceği iddiası…
Sonra Maslak'ta 1,5 milyon dolarlık başka bir pazarlık…
Bunların hiçbiri tek başına değerlendirilmemeli.
Çünkü Beyaz'ın çizdiği resim şunu anlatıyor:
Belediyenin kamusal yetkileri —ruhsat, iskân, imar, ceza, mühürleme ve planlama yetkileri— iddiaya göre bir ekonomik baskı aracına dönüştürülmüş.Üstelik Beyaz, dört dairenin Hasan İmamoğlu'na devredildiğini de açık biçimde ifade ediyor. Basına yansıyan güncel duruşma haberleri de Beyaz'ın bu “4 daire” iddiasını mahkemede tekrar gündeme getirdiğini gösteriyor.
Bu noktadan sonra sorulması gereken soru artık yalnızca “Muzaffer Beyaz doğru mu söylüyor?” değildir.
Tapular ne diyor? Çekler ne diyor? Şirket kayıtları ne diyor? Banka hareketleri ne diyor?
Çünkü ceza yargılamasında anlatımı iddiadan delile taşıyan şey tam olarak budur.
ERTAN YILDIZ'IN ANLATIMI BEYAZ'IN ÇİZDİĞİ TABLOYU BAŞKA BİR NOKTADAN TAMAMLIYOR
Dosyanın ağırlığını artıran asıl unsur ise Muzaffer Beyaz'ın anlattıklarıyla Ertan Yıldız'ın anlattıklarının birbirinden tamamen bağımsız dünyalara ait olmamasıdır.
Yıldız........
