ADALETİN GECİKMEDİĞİ BİR TÜRKİYE İÇİN: 135 ALO ADALET
Adaletin yalnızca doğru karar vermekle değil, o kararı doğru zamanda vermekle de ilgili olduğu tartışmasızdır. Yıllarca süren bir dava ya da sonuçlanmayan bir soruşturma, taraflar açısından yalnızca hukuki bir süreç değildir; belirsizlik, zaman kaybı ve çoğu zaman ciddi bir mağduriyet anlamına gelir.
Bu nedenle Adalet Bakanı Akın Gürlek’in yeni adli yılın ilk gününde duyurduğu 135 Alo Adalet Hattı, yargının kronik sorunlarından biri olan uzun yargılama süreleriyle mücadelede dikkat çekici ve vatandaş odaklı bir adım niteliğinde.
Ankara Batı, İzmir ve Kayseri adliyelerinde pilot olarak başlayan uygulamayla, 5 yılı aşan dava dosyaları ile 3 yılı aşan soruşturma dosyaları için vatandaşlara doğrudan başvuru imkânı tanınıyor.
Bu düzenlemenin en önemli tarafı tam da burada ortaya çıkıyor: Uzayan dosya artık yalnızca adliye koridorlarında takip edilen bir mesele olmaktan çıkarılarak, merkezi düzeyde görünür ve takip edilebilir hâle getiriliyor.
ADALETİN ÖLÇÜSÜ SADECE KARAR DEĞİLDİR
Anayasa'nın 36'ncı maddesinde güvence altına alınan hak arama hürriyeti ve adil yargılanma hakkının en önemli unsurlarından biri, yargılamanın makul sürede sonuçlandırılmasıdır.
Çünkü geciken adaletin vatandaş üzerindeki etkisi çoğu zaman dosyanın sayfalarına sığmaz.
Bir iş insanı yıllarca ticari uyuşmazlığının sonucunu bekleyebilir. Bir mağdur soruşturmanın akıbetini öğrenebilmek için uzun süre belirsizlik yaşayabilir. Bir aile, bir miras veya mülkiyet uyuşmazlığının sonuçlanmasını yıllarca........
