ADALET BAKANI GÜRLEK'İN MESAJI NET ; DOKUNULMAZ HİÇBİR YAPI YOK
Bir suç örgütünü suç örgütü yapan nedir?
Adı mı?Kapısındaki tabela mı?Kendisini topluma nasıl anlattığı mı?Yoksa gerçekte ne yaptığı mı? Türkiye’nin yıllardır mücadele ettiği organize suç yapılanmalarına baktığınızda kılıkların değiştiğini görürsünüz. Kimi sokakta güç gösterir. Kimi ticaretin arkasına saklanır. Kimi şirketler üzerinden yürür. Kimi de toplumun en hassas olduğu değerleri kendisine zırh yapmaya çalışır. İşte asıl mesele tam burada başlıyor. Adalet Bakanı Akın Gürlek’in A Haber’e yaptığı açıklamadaki şu cümle, devletin meseleye hangi pencereden baktığını açıkça ortaya koyuyor: “Kim olduklarına ve hangi kisve altında faaliyet yürüttüklerine bakılmaksızın…” Bence açıklamanın kilit noktası tam olarak burasıdır. Çünkü hukuk, tabelaya bakmaz. Kisveye bakmaz. Söyleme bakmaz. İddiaya, delile, para hareketlerine ve yapılanmanın gerçek faaliyetlerine bakar. İnsanların dinî duygularını istismar etmek ise meselenin çok daha hassas bir boyutudur. İnanç, bu toplumun en kıymetli değerlerinden biridir. Tam da bu nedenle inanç üzerinden güven devşirerek ekonomik menfaat sağlamaya veya iddia edilen suç faaliyetlerini dinî bir görüntünün arkasında görünmez kılmaya çalışan yapılara karşı devletin çok daha dikkatli olması gerekir. Çünkü burada yalnızca ekonomik bir mesele yoktur.İnsanların güveni vardır.İyi niyeti vardır.Manevi duyguları vardır.Bunların hiçbiri herhangi bir yapılanmanın dokunulmazlık zırhı olamaz. Akın Gürlek’in sözleri bu açıdan son derece nettir: “Dinî değerleri suç faaliyetlerine kalkan yapan, insanların inançlarını istismar ederek menfaat sağlayan hiçbir yapı, devletin ve adaletin karşısında dokunulmaz değildir.” Altı çizilmesi gereken cümle budur. Çünkü hukuk devletinde dokunulmaz örgüt olmaz. Alihan Kuriş soruşturması da bugün bu tartışmanın........
