Acıkmıştım…
Şimdi bayram. Lakin bayramı kıymetli kılan, öncesinde ne yaşadığımızdır.
Evet…
Acıkmıştım.
Ama bu öyle sıradan bir açlık değildi.
Bu, ruhun terbiye edildiği, nefse had bildirildiği bir açlıktı.
Acıkmıştım…
Ve bu açlıkla ilk kez gerçekten fark ettim:
Rızkın gelişi doğrudan doğruya Rahmân’dan.
Marketin, manavın, maaş bordrosunun ötesinde…
Nimetin arkasında duran o mutlak Rubûbiyet’i hissettim.
Acıkmıştım…
Ve bu hal bana unutturduğum bir şeyi hatırlattı:
Fakirin hâli.
O iftar sofrasında ben tokken başkasının aç oluşunu değil,
Ben açken başkasının tok olmayışını düşündüm.
Bu düşünce, elimdeki zekâtı hareket ettirdi.
Açlık insaniyeti........
© Diriliş Postası
