menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

TÜRKLÜK KANLA DEĞİL, MEDENİYETLE ÖLÇÜLÜR

2 0
previous day

Son yıllarda en çok istismar edilen kavramlardan biri hiç şüphesiz Türklük meselesidir. Kimi bunu biyolojik bir ırka indirgemeye çalışıyor, kimi ise tam tersine tarihî ve kültürel köklerinden kopararak sıradan bir vatandaşlık tanımına dönüştürmek istiyor. Oysa Türk milletinin binlerce yıllık devlet tecrübesi, bu iki yaklaşımın da eksik ve hatalı olduğunu açıkça göstermektedir.

Türklük, bizim tarih anlayışımızda hiçbir zaman kanın saflığına, genetik kökene ya da kafatasına indirgenmiş bir kimlik olmamıştır. Tam aksine, tarih boyunca Türk devletleri; farklı kavimleri, farklı dilleri ve farklı coğrafyaları aynı devlet çatısı altında adaletle yönetmiş büyük medeniyetler kurmuştur. Hunlardan Göktürklere, Selçuklulardan Osmanlı'ya kadar uzanan çizgide görülen ortak karakter budur.

İmparatorluk kuran milletler, tabiatı gereği dar anlamda etnik milliyetçilik yapamazlar. Çünkü imparatorluklar, farklı toplulukları ortak bir hukuk, ortak bir ideal ve ortak bir medeniyet tasavvuru etrafında birleştirerek ayakta kalırlar. Bu sebeple Türk devlet geleneğinde belirleyici olan unsur soy değil; sadakat, aidiyet, ortak kültür ve ortak medeniyet anlayışıdır.

İşte bu yüzden bizde........

© Diriliş Postası