menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

İSLAM CEZA HUKUKUNDA ÇOCUKLARIN CEZAİ SORUMLULUĞU İLE TCK M.31’İN KARŞILAŞTIRILMASI

43 0
22.09.2026

Modern ceza hukukunun en hassas meselelerinden biri, suç işleyen çocuğa nasıl yaklaşılacağıdır. Çünkü hukuk yalnızca “Bir suç işlendi mi?” sorusunu sormaz; “Bu fiili gerçekleştiren kişi, yaptığı davranışın anlam ve sonuçlarını kavrayabilecek olgunluğa sahip miydi?” sorusunu da sormak zorundadır.

Bu meseleye İslam ceza hukuku ile Türk Ceza Kanunu açısından birlikte baktığımızda, yöntemleri farklı olmakla beraber dikkat çekici bir ortak düşünceyle karşılaşırız: Çocuk ile yetişkin aynı ceza sorumluluğuna tabi tutulamaz.

İSLAM CEZA HUKUKUNDA ESAS OLAN YAŞ İNDİRİMİ DEĞİL, CEZA EHLİYETİDİR

Klasik İslam ceza hukukunda bugünkü anlamıyla “12 yaşında şu kadar, 15 yaşında bu kadar ceza indirimi uygulanır” biçiminde rakamsal ve kademeli bir çocuk indirimi sistemi bulunmaz.

Sistem başka bir kavram üzerine kurulmuştur: Ehliyet.

Çocuğun aklî gelişimi, temyiz kudreti ve bulûğa ulaşıp ulaşmadığı önem taşır. Bu nedenle meseleyi yalnızca biyolojik yaş üzerinden değerlendirmek, İslam hukukunun yaklaşımını tam olarak ifade etmez.

Çocukluk dönemi genel olarak gayrimümeyyiz çocuk, mümeyyiz çocuk ve bulûğ sonrası dönem şeklinde değerlendirilir.

Henüz yaptığı davranışın anlam ve sonuçlarını ayırt edemeyen çocuk bakımından ceza sorumluluğundan söz edilemez. Temyiz kudretine ulaşmış fakat henüz bulûğa ermemiş çocuk bakımından da yetişkinlere özgü tam ceza sorumluluğu kabul edilmez. Bunun yerine eğitim, terbiye ve ıslaha yönelik tedbirler gündeme gelebilir.

Burada önemli bir hukuk........

© Diriliş Postası