Diyarbakır’dan İmamoğlu geçti
İktidarın ‘terörsüz Türkiye’ yürüyüşünün hızına yetişilemiyor. CHP de hıza yetişemeyenlerden. Bu süreç ve kararlılık, CHP’nin, ‘gündelik siyaset’le oyalanırkenuzun vadeli siyaset kuramadığını ortaya çıkardı.
Yerel seçim sonuçlarını esas alıp Türkiye’nin birinci partisi olduğunu iddia ediyorsan gereğini de yapmalısın. Gereği nedir? Ufkunu genişletmek, dersine çalışmak veülkeyi tüm sorunlarıyla kucaklamak.
En alt düzeyden tarif edersek; iktidarın sorunların üzerine gidiş hızına erişebilmeli ve ondan daha iyisini yapacağını gösterebilmelisin.
CHP’nin handikapları
CHP’nin 1 Ekim’de başlayan sürecin gerisinde kalmasının sebepleri konuşulabilir.
Her şeyden önce CHP’ye yakın yazarlar, kanaat önderleri, akademisyenler bu konuda partilerine olumlu katkı sunmuyorlar. Yapılanları küçümsüyor, açıktan ya da gizliden kötülüyor, konuşulan kavramları kriminalize etmeye çalışıyor ve sürekli olumsuzluk yayıyorlar. CHP, siyasi bir ‘aktör’ olarak sürece katılmak istiyorsa onun adına düşünme ve konuşma iddiasındaki entelektüellerini aşması gerekiyor.
CHP tabanı da terörle mücadele, PKK’nın silah bırakması gibi konulara yeterince heyecan duymuyor. “Nerden çıktı bu iş?” havasında, belli bir mesafeyi koruyarak izliyor.
Kürt sorununa yaklaşımda,........
© Diriliş Postası
