menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

RAMAZAN VE KARDEŞLİK

33 0
03.03.2026

Aynı Sofrada Bir Ümmet

Ramazan bireysel bir ibadet gibi görünür. Oruç kişiseldir. Açlık kişiseldir. Susuzluk kişiseldir.

Ama Ramazan’ın ruhu bireysel değildir.

Aynı anda milyonlarca insan aynı ezanı bekler. Aynı vakitte eller semaya kalkar. Aynı hurma ile iftar açılır.

Bu bir tesadüf değildir. Bu bir ümmet bilincidir.

Kur’an-ı Kerim şöyle buyurur:

“Müminler ancak kardeştir.” (Hucurât, 10)

Bu ayet bir tavsiye değil, bir tespittir. Mümin olmak, kardeş olmak demektir.

Ramazan bu hakikati görünür kılar.

ENSAR VE MUHACİR: KARDEŞLİĞİN TARİHİ

Hicret sonrası Medine…

Evini, yurdunu terk eden muhacirler… Ve onları bağrına basan ensar…

Kur’an ensarı şöyle anlatır:

“Onlar, kendileri ihtiyaç içinde olsalar bile kardeşlerini kendilerine tercih ederler.” (Haşr, 9)

Bu sadece bir yardım değil; bir gönül devrimiydi.

Ramazan’da iftar sofrasını paylaşmak, o kardeşlik ruhunun küçük bir yansımasıdır.

Bugün dünya parçalanmış durumda.

Mezhep kavgaları… Etnik ayrışmalar… Siyasi kutuplaşmalar… Sosyal medya linçleri…

Aynı mahallede yaşayan insanlar bile birbirine yabancı.

Ramazan bu duvarları yıkma fırsatıdır.

Bir ay boyunca insanlar aynı ibadette buluşurken, yılın geri kalanında neden ayrışıyoruz?

Ramazan sofrası sadece yemek masası değildir. Birleştirici bir mekândır.

Zengin ile fakir aynı açlığı hisseder. Genç ile yaşlı aynı duayı eder.

Bir sofrada yan yana oturmak, kalpleri yakınlaştırır.

İftar daveti sadece ikram değil; kardeşliktir.

Kardeşlik dilde başlar.

Kur’an şöyle buyurur:

“Kullarıma söyle, sözün en güzelini söylesinler.” (İsrâ, 53)

Bugün dil yaralıyor. Yorumlar kırıyor. Etiketler insanı düşmanlaştırıyor.

Ramazan’da dil oruç tutuyorsa, kardeşlik için ilk adım atılmıştır.

Siyaset farklı olabilir. Fikir ayrılıkları olabilir.

Ama kardeşlik, fikir üstüdür.

Birbirini düşmanlaştıran dil, ümmet bilincini zedeler.

Ramazan’da aynı safta namaz kılan insanlar, yılın geri kalanında neden birbirine tahammül edemiyor?

KARDEŞLİK VE ÜMMET BİLİNCİ

Gazze’de iftar açan bir çocuk… Afrika’da sahura kalkan bir anne… Asya’da Kur’an okuyan bir genç…

Ramazan, dünyanın dört bir yanındaki müminleri aynı hissiyatta buluşturur.

Bu küresel bir manevî birliktir.

Ramazan, sınırların ötesinde bir kardeşlik öğretir.

Kardeşlik önce evde başlar.

Kardeşler arasında kırgınlık varsa, Ramazan fırsattır.

Bir özür, bir sarılma, bir “hakkını helal et” cümlesi…

Bunlar büyük adımlardır.

Bayram, Ramazan’ın kardeşlik meyvesidir.

Küskünler barışır. Eller tutulur. Gönüller birleşir.

Eğer Ramazan kardeşliği büyütmemişse, bayram eksik kalır.

Ramazan bitince ne olacak?

Aynı mahallede yaşayan insanlar yine susacak mı? Sosyal medyada yine hakaret mi edecek? Siyasî farklılıklar yine düşmanlığa mı dönüşecek?

Ramazan kardeşliği bir ay mı sürecek, yoksa kalıcı mı olacak?

Kalplerimizi birleştir. Aramızdaki kırgınlıkları gider. Nefsimizin kibir ve inat duvarlarını yık.

Bizi ayrıştıran değil, birleştiren kullarından eyle. Dilimize yumuşaklık, kalbimize muhabbet ver.

Ramazan’da hissettiğimiz kardeşlik duygusunu ömür boyu kaybetmeyelim.


© Diriliş Postası