menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

HALUK LEVENT VE TUNCAY SONEL’DEN PARA ALAN GAZETECİLER DEVLET HER ŞEYİ BİLİYOR

69 0
24.07.2026

Tarih boyunca iktidarlar, sermaye grupları, suç örgütleri ve çıkar çevreleri önce silahı değil, sözü ele geçirmek istemiştir.

Çünkü bilirler ki bir toplumu susturmanın en kolay yolu gazeteciyi susturmaktır.

Gazeteciyi susturmanın en etkili yolu ise tehdit değildir.

Amerikan tarihinde Watergate skandalı, gazeteciliğin demokrasiyi nasıl ayakta tuttuğunu gösteren en önemli örneklerden biridir. İki muhabir, devletin en güçlü makamına kadar uzanan yasa dışı faaliyetleri ortaya çıkardı ve sonunda bir ABD Başkanı istifa etmek zorunda kaldı.

Ama aynı dünya, bunun tam tersini de yaşadı.

Literatüre “Brown Envelope Journalism” yani “kahverengi zarf gazeteciliği” diye giren utanç verici bir kavram oluştu. Gazetecilere verilen para dolu zarflar karşılığında haberlerin değiştirildiği, eleştirilerin susturulduğu, manşetlerin satın alındığı ortaya çıktı.

Birleşmiş Milletler, UNESCO, Uluslararası Gazeteciler Federasyonu ve dünyanın saygın basın kuruluşları yıllardır aynı uyarıyı yapıyor:

Gazeteci, haber yaptığı kişiyle mali ilişki kuramaz.

Çünkü o andan itibaren kamu adına konuşmaz.

Parasını aldığı kişi adına konuşur.

Türkiye’de de son yıllarda yürütülen bazı soruşturmalar ve kamuoyuna yansıyan belge ile iddialar, yalnızca belirli isimleri değil, çok daha büyük bir problemi tartışmamızı gerektiriyor.

Bir tarafta toplumun vicdanını derinden etkileyen dosyalar…

Diğer tarafta o dosyalar hakkında yayın yapan bazı gazeteciler…

Ve aynı dönemlere denk geldiği ileri sürülen para transferleri…

Bu iddiaların hukuki niteliğini ve sorumluluklarını belirleyecek olan elbette bağımsız yargıdır. Ancak gazetecilik açısından sorulması gereken etik soru bundan........

© Diriliş Postası