menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

CHP’DEN KOPAN KAYBOLUR GİDER

46 0
05.05.2026

Cumhuriyet Halk Partisi’nde “mutlak butlan” ihtimali konuşuluyor. Mahkeme olağanüstü kurultayı hükümsüz sayarsa, bugünkü yönetimin siyaseten tasfiye olacağı; bunun ardından da mevcut kadronun CHP’den kopup yeni bir parti kurabileceği senaryosu Ankara kulislerinde yüksek sesle dillendiriliyor. Kulağa siyasi manevra gibi geliyor olabilir. Ama Türkiye siyasetinin hafızası bu konuda son derece nettir: CHP’den kopup yeni parti kuran herkes çıktı, ses yaptı, manşet oldu ve sonunda siyasetin kıyısına savruldu.

Çünkü CHP yalnızca bir parti değildir; bir hafızadır, bir semboldür, bir siyasi soyadıdır. Türkiye’de CHP’den ayrılan isimler çoğu zaman kendilerini partiden büyük sandılar, ama seçmen onlara aynı şeyi söylemedi. CHP’den çıkan çok oldu; CHP’nin yerine geçen olmadı. Bu yüzden bugün konuşulan “ayrılırız, yeni parti kurarız” hesabı siyasetin matematiğine değil, yalnızca kişisel öfkeye dayanır.

Bunun en çarpıcı örneklerinden biri 1967’de yaşandı. Turhan Feyzioğlu, İsmet İnönü ile yıldızı çatışınca CHP’den ayrıldı, Güven Partisi’ni kurdu. Ankara’da büyük gürültü koptu. “CHP bölündü”, “merkez sol parçalandı”, “Feyzioğlu yeni merkez olur” denildi. Olmadı. Güven Partisi birkaç seçim sonra tabelaya dönüştü. Devlet ciddiyeti vardı, kadrosu vardı, iddiası vardı ama CHP’den kopan damar, CHP’nin gövdesini yerinden oynatamadı.

Aynı hikâyeyi 1980 sonrası Erdal İnönü’nün SODEP’i ile Deniz Baykal’ın çizgisi arasında da gördük. Sol kendi içinde bölündü, yeni tabelalar açıldı, yeni umutlar pazarlandı. Sonunda herkes yeniden CHP tabelasının gölgesine döndü. Çünkü Türkiye’de seçmen, CHP’ye kızsa bile adresi yine CHP içinde arar; CHP’nin dışındaki kopyalara değil.

Daha yakın örnek daha........

© Diriliş Postası