menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

BARIŞIN ANAHTARI HAKAN FİDAN’IN MASASINDA

59 0
24.08.2026

Rusya-Ukrayna savaşı dördüncü yılını geride bırakırken Avrupa’nın önünde iki ayrı yol beliriyor.

Daha fazla silah, daha fazla hava savunma sistemi, daha fazla askerî destek ve Rusya üzerindeki daha fazla baskı…

Diğeri ise diplomasi.

İşte Türkiye tam da bu ikinci yolun üzerinde duruyor.

Ve bu diplomatik hattın merkezinde Dışişleri Bakanı Hakan Fidan var.

Çünkü savaş uzadıkça Ankara’nın sahip olduğu en değerli imkân, Rusya ve Ukrayna ile aynı anda konuşabilme kapasitesi haline geliyor. Avrupa’nın önemli başkentleri Kiev’in askerî kapasitesini artırmanın yollarını tartışırken Ankara, savaşın sona erdirilebilmesi için gerekli temas kanallarını açık tutuyor.

Fidan’ın yürüttüğü diplomasinin önemi de tam burada ortaya çıkıyor.

Hakan Fidan, klasik anlamda yalnızca “Dışişleri Bakanı” olarak hareket etmiyor. Moskova’yı da Kiev’i de Washington’u da aynı diplomatik denklem içerisinde okuyabilen bir aktör olarak Türkiye’nin önündeki masayı büyütmeye çalışıyor.

Çünkü Ankara şunu biliyor:

Savaş meydanında kazanılan her mevzi, diplomasi masasında kazanılacak bir sonuç anlamına gelmiyor.

Asıl mesele, bir gün silahların susacağı masayı bugünden kurabilmek.

İSTANBUL TESADÜFEN SEÇİLMİYOR

İstanbul’un önemi de buradan geliyor.

2022’de Rusya ve Ukrayna heyetlerini aynı masada buluşturan İstanbul, 2025 yılında da taraflar arasındaki temasların adreslerinden biri oldu.

Bu, Türkiye açısından önemli bir diplomatik sermaye.

Çünkü savaşın tarafları birbirleriyle doğrudan konuşmakta zorlanırken Türkiye hem Moskova hem Kiev ile iletişim kurabilen sayılı ülkelerden biri olmayı sürdürüyor.

FİDAN’IN ÖNÜNDEKİ TARİHÎ FIRSAT

Şimdi Avrupa’da “Ukrayna’ya daha fazla ne verebiliriz?” sorusu konuşuluyor.

Türkiye’nin ise başka bir soruya cevap araması gerekiyor:

“Bu savaşı nasıl bitirebiliriz?”

Aradaki fark çok büyük.

Çünkü........

© Diriliş Postası