menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

İstanbul’da ramazan

22 0
26.02.2026

Bir zamanlar ramazan ayı üzerinden milenyumdan (2000) önce yaşadığımız din, ibadet, medeniyet, rejim ve devlet gibi ne kadar haddimizi aşan mevzu varsa tartışılırdı. Gündemi ibadet yoksunu eli kalem tutan bir azınlık belirler, büyük çoğunluk o gündeme takılırdı. Hiçbir konuda mutabakata varmadan yeni sene kaldığımız yerden devam ederdik. Çok şükür, son 15 yıldır böylesine saçma-sapan konular fazla gündeme gelmiyor. Toplumun yekûn ekseriyeti huzur içinde ibadetlerini yapıyorlar.

Bu ramazan eski hastalıklı kafalar yeniden boy gösterip bir bildiri yayınladılar. Bildiri metnindeki kavramlar daha önce farklı çevreler tarafından gündeme getirilir, toplum kutuplara ayrılırdı. Bu defa vazife küçük bir gruba kalmış, düşman cephesini savunma görevi onlara düşmüştü. “Laiklik, gericilik, şeriat, taliban” gibi kavramlarla donatılmış bildiride kısa metinle can havli ile bir çıkış yapmaya çalışmışlar. Ancak toplumda bir karşılık bulamadılar. Kimse bu arkaik metne sahip çıkmadı. Bir önceki yazıda seksenli yıllarda oruç tuttuğumuz için “gerici” muamelesi gördüğümüzü yazmıştım. Hala oruç tutuyorum, laiklik elden gider mi?

Geçen yazı Erzurum ve Ankara........

© Diriliş Postası