UĞUR MUMCU’DAN GAFFAR OKKAN’A: TERÖRÜN İSTEMEDİĞİ TÜRKİYE
Değerli dostlar, değerli okuyucular;
Türkiye’nin yakın tarihi yalnızca seçimlerden, hükümetlerden, darbelerden ve siyasi kavgalardan ibaret değildir.
Bu tarihin bir de karanlık sokakları vardır.
Faili meçhulleri vardır.
Ve yıllar geçmesine rağmen milletin vicdanında kapanmayan dosyaları vardır.
Bugün bu dosyaların üzerine gitme iradesi gösteren Adalet Bakanı Akın Gürlek’in cesaretini teslim etmek gerektiğini düşünüyorum.
Çünkü devlet adamlığı yalnızca önünüze gelen günlük meseleleri yönetmek değildir.
Bazen yıllardır açılmamış kapıları açmaktır.
Bazen üzeri tozlanmış dosyaları raftan indirmektir.
Bazen de kim çıkarsa çıksın, hangi bağlantıya ulaşılırsa ulaşılsın, “Devlet bu işin sonuna kadar gidecek” diyebilmektir.
Akın Gürlek’in faili meçhul olayların araştırılması konusunda ortaya koyduğu iradeyi bu nedenle önemsiyorum.
Türkiye’nin karanlıkta kalmış hiçbir cinayeti olmamalıdır.
Çünkü devletin hafızası unutursa milletin adalete olan güveni zedelenir.
Ve bu ülkenin aydınlatılması gereken en önemli dosyalarından biri hiç şüphesiz Uğur Mumcu suikastıdır.
UĞUR MUMCU NEDEN ÖLDÜRÜLDÜ?
Uğur Mumcu evinden çıktı.
Otomobiline bindiği sırada aracına yerleştirilen bomba patladı.
Türkiye’nin en önemli araştırmacı gazetecilerinden biri katledildi.
Aradan onlarca yıl geçti.
Fakat şu soru hâlâ Türkiye’nin hafızasında duruyor:
Uğur Mumcu neden öldürüldü?
Mumcu sıradan dosyaların peşinde değildi.
Terör örgütlerini araştırıyordu.
Silah ve kaçakçılık ağlarını araştırıyordu.
Devlet, siyaset, istihbarat ve yasa dışı yapılanmalar arasındaki karanlık ilişkilerin üzerine gidiyordu.
Özellikle öldürülmeden önce üzerinde çalıştığı başlıklardan biri, PKK’nın kuruluş dönemi ve Abdullah Öcalan’ın geçmişindeki ilişkilerdi.
Ancak burada çok önemli bir ayrım yapmak gerekiyor:
Uğur Mumcu’nun tam olarak hangi araştırması nedeniyle öldürüldüğü bugün dahi tartışmalıdır.
Dolayısıyla tarih karşısında doğru olan, kesinleşmemiş bir senaryoyu “cinayetin kesin nedeni budur” diye anlatmak değil; Mumcu’nun araştırdığı bütün karanlık ilişkilerin eksiksiz biçimde aydınlatılmasını istemektir.
Benim asıl üzerinde durduğum nokta ise başka.
Türkiye’nin en karanlık yıllarından biri…
Uğur Mumcu öldürüldü.
17 Şubat’ta Jandarma Genel Komutanı Eşref Bitlis’in uçağı düştü.
Cumhurbaşkanı Turgut Özal 17 Nisan’da hayatını kaybetti.
Aynı yıl Bingöl’de 33 askerimizin şehit edildiği katliam yaşandı.
Sivas’ta Madımak faciası yaşandı.
Başbağlar katliamı yaşandı.
Tuğgeneral Bahtiyar Aydın öldürüldü.
Türkiye........
