menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

EVET, YİNE DE RECEP TAYYİP ERDOĞAN’I DESTEKLEYECEĞİM!

33 0
yesterday

Bu defa duygularımla kelimelerimin arasına bir perde koymayacağım. Ne yaşadıysam, ne düşündüysem, içimde ne varsa açıkça yazacağım.

Uzun yıllardır Sayın Erdoğan’a sevgi ve saygı duyuyorum. Bu sevgi yalnızca sandıkta verilen bir oydan, uzaktan söylenen birkaç destek cümlesinden ibaret olmadı.

17-25 Aralık sonrasında paralel devlet yapılanmasını anlatan konferansların içinde yer aldım. Henüz Cumhur İttifakı ortada yokken, ülkücü camia ile AK Parti camiasının aynı çatı altında buluşması için yürütülen miting çalışmalarının içinde yer aldım. Başkanlık sistemini anlatmak üzere 53 ilde gerçekleştirilen konferansların içinde yer aldım.

Televizyon programlarında konuştum, gazete köşelerinde yazdım. İnandığım düşünceleri, tartışmaların en sert olduğu zamanlarda da savundum.

Bunları bir hesabın satırları olarak yazmıyorum. Kimseye “Ben bunları yaptım, karşılığını verin” demiyorum.

Sadece anlatacağım hikâyenin nereden başladığı bilinsin istiyorum.

Bunca yıl boyunca üst düzey bir bağlantım olmadı. Bir temas, bir davet, bir teveccüh ne bekledim ne gördüm.

Ama insan aynı yolda yürüdükleriyle arasında zamanla bir dostluk oluşacağını düşünüyor. Bir selamın, bir hatır sormanın, “Seni biliyoruz” demenin o yolun tabii bir parçası olduğuna inanıyor.

Ben de öyle sanıyordum.

Sayın Erdoğan’ı birkaç defa programlarda yakından gördüm. Çevresinde hep yıllardır yanında bulunan kurmayları vardı. Fatma Betül Sayan’ı da bu programlarda gördüm.

Ben ise bir defa yanına yaklaşabildim, bir defa da fotoğraf çektirebildim.

O fotoğrafa baktığımda kendi kendime düşündüğüm zamanlar oldu: Bu hareketin içinde yakınlık kurabilmek için geçmişten gelen bir tanışıklık mı gerekiyor? Aile dostu olan bir kuşaktan mı gelmek gerekiyor? Sizi tanıtacak birinin bulunması mı gerekiyor?

Emek vermek, mücadelede yer almak, zor zamanda düşüncesinin arkasında durmak insanları birbirine yaklaştırmıyor mu?

Benim yaşadığım tecrübe, bunun her zaman böyle olmadığını gösterdi.

Biz, Erdoğan’ı seven ve onun için mücadele eden milyonlarca insandan biriyiz.

Sahada varız. Seçimde varız. Mitingde varız. Bir fikrin savunulması gerektiğinde varız.

Fakat daha ötesine geçmek söz konusu olduğunda önümüzde görünmeyen bir mesafe beliriyor.

Bazen bana iki ayrı dünya varmış gibi........

© Diriliş Postası