menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

BİLAL ERDOĞAN: ARTIK ONU TÜRKİYE’YE ANLATMANIN VAKTİ GELMEDİ Mİ?

44 0
19.08.2026

Değerli dostlar, değerli okuyucular;

Bugün hakkında çok konuşulan ama bana göre yeterince kendi yaptıkları, söyledikleri ve fikirleriyle konuşulmayan bir isimden söz etmek istiyorum:

Öncelikle bir hususun altını özellikle çizeyim.

Bilal Erdoğan benim arkadaşım değildir. Kendisiyle herhangi bir siyasi, ticari veya şahsi menfaat ilişkim yoktur. Ondan bir beklentim de yoktur.

Bu satırları bir makama ulaşmak, birilerine mesaj vermek veya yarının siyasi dengelerinde kendime yer açmak için yazmıyorum.

Yıllardır siyaset üzerine konuşan ve yazan bir insan olarak gördüğüm bir gerçeği ifade ediyorum:

Türkiye, Bilal Erdoğan’ı artık yalnızca Recep Tayyip Erdoğan’ın oğlu olarak değil, Bilal Erdoğan olarak tartışmalıdır.

ONU GEÇMİŞİN POLEMİKLERİNE HAPSETMEYİN

Bilal Erdoğan geçmişte babasıyla yaptığı bir konuşma üzerinden yıllarca siyasi mizahın konusu yapıldı. Bir baba-oğul konuşması üzerinden başlayan tartışma, zamanla onun şahsını ve zekâsını küçümsemeye çalışan bir dile dönüştü.

Ben o ifadeleri burada yeniden tekrar etmeyeceğim.

Çünkü tekrar ettikçe eski bir polemiğe yeniden hayat vermiş oluruz.

Tam tersine artık o defteri kapatıp bugünün Bilal Erdoğan’ına bakmak gerektiğini düşünüyorum.

Türkiye değişti, dünya değişti.

Peki Bilal Erdoğan bu yıllarda ne yaptı, neyle ilgilendi, hangi meselelerin peşinden gitti?

Asıl konuşmamız gereken budur.

RECEP TAYYİP ERDOĞAN’IN OĞLU OLMAK

Bilal Erdoğan’ın en büyük avantajı, aynı zamanda belki de hayatındaki en ağır yüktür:

Recep Tayyip Erdoğan’ın oğlu olmak.

Türkiye’nin son çeyrek asrına damgasını vurmuş bir liderin evladı olduğunuzu düşünün.

Soyadınız sizden önce odaya giriyor.

Başarılı olduğunuzda “Babası sayesinde” deniliyor.

Yanlış yaptığınızda mesele yalnızca sizin yanlışınız olmaktan çıkıp babanıza kadar uzanıyor.

Herkes sizi onunla ölçüyor.

Bazen size kendiniz olma hakkı bile tanınmıyor.

Elbette böyle bir soyadının sağladığı imkânlar vardır. Bunu inkâr etmek doğru olmaz.

Ama aynı soyadının taşıttığı yükü de görmemiz gerekir.

Bilal Erdoğan’a yapılması gereken adalet şudur:

Onu babasından koparmadan, babasının gölgesine de hapsetmeden değerlendirmek.

BİLAL ERDOĞAN’IN VİZYONU

Bilal Erdoğan’ın özellikle son yıllardaki çalışmalarına ve konuşmalarına baktığımda yalnızca günlük siyasi tartışmalarla ilgilenen bir profil görmüyorum.

Türkiye’nin kendi değerleri üzerinde yükselmesi meselesi…

Bunların üzerinde duran bir insan görüyorum.

Bence Türkiye’nin........

© Diriliş Postası