TAKKE DÜŞTÜ KEL GÖRÜNDÜ
Sömürürsen toplumun inancını, o takke düşer eninde sonunda. Ee, şimdi bu durum sadece toplumun cebinden para çalmanın da ötesinde bir durum, hatta para çalmaktan da ağır bir durum. Konu sadece para çalmak değil, konu inançlara zarar vermek, vicdana büyük yara açmak.
Son günlerde peş peşe gelen operasyonlar, Türkiye'nin önündeki bu eski ama bir türlü kapanmayan yarayı yeniden açtı. Alihan Kuriş'in de aralarında bulunduğu 32 kişinin tutuklandığı soruşturma, “çıkar amaçlı suç örgütü” iddiaları, malvarlığı ve mali yapı üzerinden yürütülüyor. Örgüt evlerinden yüzlerce kilo altın ve yabancı para çıkıyor ve kayıtsız. Bu soruşturmanın peşi sıra Furkan Vakfı'na yönelik operasyonda Alparslan Kuytul ve eşi Semra Kuytul'un da aralarında bulunduğu 32 kişi hakkında işlem yapıldı, soruşturma kapsamında beş şirkete KAYYUM atanırken, Adalet Bakanlığı bunun dini inanca değil, dosyadaki somut suç iddialarına yönelik olduğunu özellikle vurguladı.
Sizi bir parça Osmanlı’ya götüreceğim yazının tam burasında. Osmanlı’nın son dönemlerinden itibaren büyük güçlerin yalnızca ordularla ve diplomatlarla hareket etmediği bilinen bir gerçektir. Seyyahlar, tüccarlar, misyonerler ve çeşitli yerel bağlantılar üzerinden bilgi toplama ve nüfuz oluşturma faaliyetleri yürütüldü. Örneğin; Arminius Vambery’in Osmanlı coğrafyasındaki faaliyetleri ve İngiliz çevreleriyle ilişkileri, tarihçiler tarafından bu dönemin istihbarat ve nüfuz edinme çabaları çerçevesinde tartışılıyor. (Derviş Reşit veya Reşit Efendi, Osmanlı Padişahı II. Abdülhamit'in sarayına kadar girip büyük güvenini kazanan, asıl adı Arminius Vámbéry (Hermann Wamberger) olan Macar asıllı bir Doğu bilimci ve İngiliz ajan sabia casusudur.) Macaristan kökenli Yahudi bir aileden gelen Vambery, derviş kılığına bürünerek Orta Asya ve Anadolu'da seyahatler yapmış, kusursuz Osmanlıca ve Doğu dilleri sayesinde kimseden........
