menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

ÖLÜLERE BİLE RAHAT VERMEDİK! YAZIKLAR OLSUN!

39 0
24.08.2026

Gerçekten bazı görüntüler vardır; bakarsınız ve bir süre ne söyleyeceğinizi bilemezsiniz. İstanbul Avcılar’daki Ambarlı Mezarlığı’nın hemen yanı başında yükselen bu binaları görünce benim yaşadığım tam olarak bu oldu.

Şaşkınım. Kızgınım. Ve açıkçası anlamakta güçlük çekiyorum.

“Böyle bir şey olmaz” demeyin.

Binaların pencereleri, balkonları doğrudan mezarlığa bakıyor. Bazı noktalarda mezar taşlarıyla bina arasında yalnızca birkaç metre olduğu görülüyor.

Yahu kardeşim, neredeyse camdan elini uzatsan mezar taşına değeceksin!

ÖLÜLERE BİLE RAHAT VERMEDİK! YAZIKLAR OLSUN.

Ama ben meseleyi sadece duygusal tarafından ele almıyorum.

Benim öncelikle öğrenmek istediğim çok basit:

Bu hangi mevzuata göre yapıldı?

Bu binaların yapı ruhsatı hangi şartlarla verildi?

İmar planında mezarlık sınırı ile yapı arasındaki mesafe ne olarak belirlendi?

Kentsel dönüşüm kapsamında olması, mezarlığın bu kadar yakınına yapı yapılabilmesine imkân mı sağlıyor?

İskân hangi incelemelerden sonra verildi?

Kat mülkiyeti hangi şartlarla oluşturuldu?

Mezarlıkla yapı arasında bırakılması gereken mesafe konusunda hangi kurum görüş verdi?

Kim onayladı kardeşim bunları?

Her şey mevzuata uygunsa çıkın açıklayın.

Belgesini, planını, ruhsatını ortaya koyun.

Ben de göreyim, vatandaş da görsün.

Çünkü görüntüye baktığınız zaman insanın aklına ister istemez şu soru geliyor:

Bir şehir gerçekten böyle mi planlanır?

“ADAM BALKONDAN DİREKT MEZARLIĞA ATLAYABİLECEK DURUMDA”

Üstelik bu manzaraya şaşıran yalnızca ben değilim.

Ambarlı Mezarlığı’na bir yakınını ziyarete gelen Avcılar sakini Bekir Şen de gördüğü manzara karşısında şaşkınlığını gizleyemiyor.

Şen, binaların mezarlığa fazlasıyla yaklaştığını söyleyerek, ilk gördüğünde şoka girdiğini anlatıyor.

Hatta durumu tarif ederken söylediği şu cümle her şeyi özetliyor:

“Adam balkondan direkt mezarlığa atlayabilecek durumda.”

Bir vatandaş mezarlığa yakınını ziyarete geliyor ve karşısında mezarların hemen yanı başına kadar yaklaşmış sıfır binaları görüyor.

Şen ayrıca bazı alt katların mezarlık seviyesinin altında kaldığını savunuyor ve doğal olarak o da benim sorduğum soruyu soruyor:

“Bunlara nasıl imar izni veriliyor?”

İşte mesele tam olarak burada.

Bu iddialar doğruysa yetkililer açıklama yapmalı. Doğru değilse de çıkıp doğrusunu anlatmalı.

Çünkü ortada cevap bekleyen ciddi bir şehircilik tartışması var.

PEKİ BU EVLERDE HAYAT NASIL YAŞANACAK?

Şimdi gelelim işin vicdani ve insani tarafına.

Bu evleri satın alan insanlar elbette yaşayacak.

Misafir ağırlayacaklar.

Gülecekler, eğlenecekler.

Belki alkol kullanan biri balkonunda içkisini içecek.

Kimsenin özel hayatına karışmak gibi bir hakkımız yok.

Ama tam da bu nedenle soruyorum: Bu iki yaşam alanını birbirinin birkaç metre dibine getiren şehircilik anlayışı hiç mi bunları........

© Diriliş Postası