Dilde - Fikirde yozlaşma
R.1.İzmit Akça Camii ilân tahtası: 20 Ağ. 2023, Foto: Prof. Dr. Bahri Ata.
Makalenin amacı son zamanlarda giderek artan yabancı kelime kullanımı, alfabemizde bulunmayan harflerle yazıp çizmeye dikkat çekmek; bunun mahsur ve zararları hakkında birkaç kelam etmektir. 20 yıldır Göller Bölgesi ve çevresinin tarihiyle ilgileniyorum. Mümkün olduğu kadar yabancı kelime yerine Türkçe kelimeleri tercih ettim ve yabacı isimleri de kendi dilindeki telaffuzunu Türkçe seslerle yazmaya çalıştım, ama bu konuda çok eleştirildim. Ekkehard Eickoff için Ekkehard Aykof, WM. Ramsay için VM. Remsi, Ioannes için Yuannis, Ephesos için Efes ve benzer yazdım, ama üniversite buna aldırış etmiyor. İzmit İlçe Müftülüğü Akça Camisinde “Misyonumuz” tahtasını görünce, daha dayanamadım ve bu yazıyı kaleme aldım.
Açar Kelimeler: İzmit Akça Camii, Türkçe, Alfabe, Dil, Fikir, Yozlaşma, Yabancı Dil, Üniversite, Resmi Kurumlar
Bir milletin vatandaşları, eserlerini kendi dilleriyle yazarlarsa o dil yaşar, hatta zenginleşerek yaşar. Bu konuda Osmanlı’yı eleştirdik, ama Osmanlı’dan fersah fersah geriye düştük. Osmanlı Farsça ve Arapça kelime aldı, ama Farsça ve Arapça’dan farklı bir kelime üretti. Farsçadan “nazik” kelimesini alıp, Arapça dilbilgisine göre “nezaket” kelimesini üretti. H. İbrahim Sarıoğlu’nun Farisî hocası bir gün, “Türkler çok zekidir, bizden nazik kelimesini aldılar, ama bize nezaketi öğrettiler” der. Geçenlerde “asetlerimizi satacağız” denildi. Sorup öğrendim ki, “paraya çevrilebilir millî varlıklarımız satılacakmış”. Yıllar önce de “Duble Yol” denilmişti. Akademisyenlerden etkilenen bir cami görevlisi de cemaati için misyonumuz başlığı altında 12 maddelik bir kural koymuş. Kurallar güzel, ama başlığı yabancı [bk.R.1].
Bir milletin hedefi kendi dilidir. Bizim de hedefimiz Türkçe, hatta güzel Türkçe olmalıdır. Yabancı dil hedef olamaz. Yabancı dil bilmek iyi midir? Elbette iyidir, ama hedef Türkçedir. 7-8 yabancı dil bilenlerin yapamadıkları onlarca meseleyi hamdolsun hiçbir yabancı dili olmayan, hatta Türkçesi de bozuk olan fakir çözdü. Ben yabancı dil bilmemekle övünüyor değilim, hatta üzülüyorum, ama benim hedefim yabancı dil değildir. Dil bir araçtır. Anadil de bir hedef olamaz, hedef milletimizin ortak dili olan Türkçedir. Anadil bilinmelidir, ama hedef yapılmamalıdır.
Merak ettim, bazı kurum ve kuruluşların internet sayfalarına baktım, hepsinin de birbirlerine benzeyen uzun veya kısa bir misyonu, hepsinin de bir vizyonu var. Belli başlı bazı kadim üniversitelerimiz ile NE, HBV ve Yunus Emre’ye bile bir misyon ve bir vizyon biçilmiş. İngiltere dünyalar para harcasa bile, bu reklamı yapamazdı. Biz bunu gönüllü üstlenmişiz. Aslında bunların kelimesiyle yazarsak “bizim birinci misyonumuz, İngilizceyi ülke sathına yaymak” olur.
İstanbul Üniversitesi [İÜ], Isparta Süleyman Demirel Üniversitesi [SDÜ], Konya Selçuk Üniversitesi [SÜ], Diyarbakır Dicle Üniversitesi [DÜ], Erzurum Atatürk Üniversitesi [AÜ], Gazi Üniversitesi [GÜ], Gazi Eğitim Fakültesi, İTÜ ve ODTÜ gibi üniversitelerin hepsi de misyonumuz ve vizyonumuz diye başlıyorlar. Necmettin Erbakan Üniversitesi [NEÜ] de, Ankara Hacı Bayramı Veli Üniversitesi [HBV]) de, Millî Görüş’e ve Hacı adlarına aldırış etmeden işe misyon ve vizyonla başlıyorlar.
Yunus Emre Enstitüsü’nün bile misyonu ve vizyonu varmış (!)
İstanbul Üniversitesinin misyonu, Doğu ile Batıyı, geçmişle........
© Dikgazete.com
