Şam’dan Ankara’ya: Hâlid-i Bağdâdî ve yeni güvenlik hafızası
Mehmet Yıldırım yazdı;
Şam’dan Ankara’ya: Hâlid-i Bağdâdî ve yeni güvenlik hafızası
Bir türbe ziyareti bazen sadece bir türbe ziyareti değildir. Hele o türbe Şam’daysa…
Gazetemiz dikGAZETE’nin araştırmacı köşe yazarı Ömür Çelikdönmez; yazılarını geniş literatür tarayıp da hazırlıyor. Birçok kaynağa başvurup da hazırladığı yazılar haliyle ilgi görüyor.
En son yazdığı; “Şam’daki türbeden Musul’un kaybına: Halidi Bağdadi, Şeyh Sait ve Revandiz’de yarım kalan mücadele!” (*) başlıklı yazısında, coğrafyamızda olup bitenler üzerinden Hâlid-i Bağdâdî ötekileştirilmekte ve adeta suçlanmaktadır. Hatta öyle ki günümüzde bile Hâlid-i Bağdâdî’nin takipçi ve müntesipleri, düşman katagorisine alınmaya çalışılmakta.
Ömür Çelikdönmez, Hâlid-i Bağdâdî ile ilgili daha önce birkaç sefer yazı yazdı.
Hâlid-i Bağdâdî’nin savunulmaya ihtiyacı var mı? Elbette yok. Kendisi ile ilgili yüzlerce yerli ve yabancı akademik çalışma yapıldı.
Öncelikle yazıda türbe ziyareti sebebi ile eleştirilen Dışişleri Bakanı Hakan Fidan’ın üç çocuğundan basına yansıyanın adı Abdullah Halid. Muhtemelen ön ad Abdullah; Bakan Hakan Fidan’ın çok yakın bir büyüğünün adı. Peki Halid? Bu konuda herhangi bir açıklama olmasa da Halid ismi doğrudan Hâlid-i Bağdâdî ile ilintili.
Yeni Şafak’da yayınlanan bir yazıda Hakan Fidan için ilginç bir detay yer alıyor. Hakan Fidan’ın doğal olarak/görev icabı, geçmişine dair çok fazla bilgi olmayınca; yayınlanan her bir yazı ilgi görüyor.
Ankara’nın en meşhur sitelerinden biri olan Öz Elif Sitesi; ki bu site, İslami Camianın yerleşim/ yaşam/eğitim için yaptırdığı ilk toplu konutlaşma hamlesi.
Siteyi ilginç kılan husus, Halidi meşrep İskenderpaşa Camiasının öncülüğünde kurulmuş olması. Ömür Çelikdönmez’in de yazısında atıf yaptığı, İskenderpaşa.
Yeni Şafak’da yer alan yazıda, sitenin emektar görevlisi Emin Amca, hatıralarını anlatıyor. “Geçmişte sitede oturmuş kişileri televizyondan takip ettiğini belirtiyor ve onları iyi yerlerde gördükçe çok mutlu olduğunu söylüyor Emin Amca. MİT Müsteşarı Hakan Fidan'ın kız kardeşinin de öğrencilikte burada oturduğunu anlatıyor. Fidan da onu ziyarete gidip gelirmiş.”
Zaten buna benzer yazılar birçok gazetede yer aldı.
Bu hatıralara ara verirsek...
Dışişleri Bakanı Hakan Fidan’ın 14 Eylül 2026’da Mevlânâ Hâlid-i Bağdâdî Türbesi’ni ziyaret etmesi üzerinden başlayan tartışma; aslında Türkiye’nin tarihe nasıl baktığını gösteriyor. Fidan aynı programda İbnü’l-Arabî’yi, Selahaddin Eyyûbî’yi, Türk Hava Şehitliği’ni ve Süleymaniye Külliyesi’ni de ziyaret etti. Yani mesele yalnızca bir türbe değil; bir medeniyet hafızasıdır.
Hâlid-i Bağdâdî’yi anlamadan bu hafızayı........
