menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Karanlıktan gerçeğe: Onur Akbaş’a göre Kenan Hulûsi bir ‘Erken aydınlanma öznesi’

29 0
07.09.2026

-Yazar Onur Akbaş ve sosyolog-gazeteci Hande Ustamahmut

Hande Ustamahmut sordu, Dr. Onur Akbaş cevapladı

ONUR AKBAŞ’A GÖRE KENAN HULÛSİ BİR “ERKEN AYDINLANMA ÖZNESİ”

Kenan Hulûsi Koray, Türk edebiyatında çoğunlukla Yedi Meşale, fantastik hikâye, korku ve tekinsizlik kavramlarının çevresinde anılan bir yazar. Dr. Onur Akbaş ise “Fantastik’in Dehlizinden Gerçeğin Kıyısına: Kenan Hulûsi Koray’ın Hayatı, Eserleri ve Edebî Kişiliği” adlı çalışmasında bu yerleşik çerçevenin dışına çıkıyor. Akbaş’a göre Kenan Hulûsi’nin edebî serüveni yalnızca fantastikten gerçekçiliğe geçiş olarak açıklanamaz. Onun sanatındaki dönüşüm, insanın bilinmeyen karşısındaki korkusundan toplumsal gerçekliği kavrama çabasına uzanan daha büyük bir zihinsel hareketi barındırıyor. Akbaş, bu nedenle Kenan Hulûsi’yi realist anlayışın ve gerçekçi bir aydınlanmanın yeniden uyanışında “erken bir aydınlanma öznesi” olarak değerlendiriyor.

Hande Ustamahmut: Kitabınızın adı bile aslında bir yönü işaret ediyor: “Fantastik’in Dehlizinden Gerçeğin Kıyısına.” Neden “gerçeğin kıyısı”?

-Dr. Onur Akbaş’ın “Fantastik’in Dehlizinden Gerçeğin Kıyısına” adlı çalışması.

Dr. Onur Akbaş: Çünkü Kenan Hulûsi’yi yalnızca fantastik hikâyeler yazmış bir sanatçı olarak değerlendirdiğimizde onun edebî serüveninin yarısını görüyoruz. Benim için asıl mesele, fantastikle başlayan bu yolculuğun gerçeklikle kurduğu ilişkidir. Burada düz ve mekanik bir “fantastikti, sonra realist oldu” şeması yok. Bir zihnin ve sanat anlayışının dönüşümü var.

İlk döneminde bilinmeyen, korku, ölüm, tekinsizlik, yalnızlık ve olağanüstü öne çıkıyor. Daha sonraki metinlerinde ise Anadolu, köy, savaş, yoksulluk ve gündelik hayat belirginleşiyor. Fakat ikinci dönem birincinin inkârı değil. Estetik süreklilik devam ediyor. Değişen, sanatçının bakışının yönüdür. Ben kitabın adını biraz da bu nedenle böyle kurdum. Kenan Hulûsi fantastikten kaçıp gerçeğe sığınmıyor; fantastiğin dehlizlerinden geçerek gerçeğin kıyısına ulaşıyor.

Hande Ustamahmut: Sizin Kenan Hulûsi yorumunuzun merkezinde oldukça dikkat çekici bir kavram var: “erken aydınlanma öznesi.” Tam olarak neyi kastediyorsunuz?

Onur Akbaş: Buradaki aydınlanmayı tarihsel anlamıyla sınırlı bir Aydınlanma Çağı kavramı olarak kullanmıyorum. Bir zihinsel uyanıştan söz ediyorum. İnsanın korkunun, bilinmeyenin ve açıklanamayanın egemenliğinden çıkıp dünyayı gözlemlemeye, sorgulamaya ve gerçeklikle yüzleşmeye başlamasından.

Kenan Hulûsi’nin sanatında benim gördüğüm temel hareket budur. İlk metinlerde insan çoğu zaman bilinmeyenin karşısındadır. Korku vardır, müphemlik vardır, karanlık vardır. Sonra kamera sanki yavaş yavaş dışarı döner. Köy görünür, Anadolu görünür, yoksulluk görünür, savaş görünür, gündelik hayatın çıplak gerçekliği görünür.

İşte benim “erken aydınlanma öznesi” dediğim şey tam da burada başlıyor. Kenan Hulûsi, fantazinin ve korkunun oluşturduğu karanlığın içinden realist bir kavrayışa doğru ilerlerken yalnızca edebî tür değiştirmiyor. Gerçekliğe bakma biçimini değiştiriyor. Bu nedenle onu sadece fantastik edebiyatın öncü isimlerinden biri olarak okumak bana eksik geliyor.

Hande Ustamahmut: O halde sizin tezinizde fantastik ile realizm birbirinin düşmanı değil mi?

Onur Akbaş: Kesinlikle değil. Hatta tam tersine, birbirlerini açıklayabilecek iki alan olduklarını düşünüyorum. Fantastik, gerçekliğin yokluğu değildir. Bazen insanın gerçekliği kavramakta zorlandığı noktada ortaya çıkar. Korkunun temel kaynaklarından biri de zaten müphemliktir. “Bu gerçekten oldu mu?”, “Gördüğüm şey gerçek mi?”, “Açıklayamadığım şeyin kaynağı nedir?”

Kenan Hulûsi’nin fantastik metinlerinde “tuhaf”, “garip” ve “esrarengiz” olanın önemli işlevlerinden biri insanın gerçekliği kavrama sınırlarını........

© Dikgazete.com