Yeterli
Yeterli olanı fark et
Bazen insan, günün bir yerinde durup fark ediyor. Büyük bir aydınlanma anı gibi değil bu; daha çok mutfakta tencerenin altını kapatırken oluyor. Ya da kahvenin ilk yudumunda. İçinden “tamam” diye bir ses geçiyor, kimse duymuyor. Kendin bile üstünde durmuyorsun. Ama bir şey yerine oturmuş oluyor.
Eskiden boşlukları doldurmak gerekirdi sanki. Sessizlik olmasın, eksik kalmasın, yarım görünmesin. Şimdi bakıyorum da bazı boşluklar, öyle kalsın diye varmış. Her durak konuşmak istemez, her an açıklama beklemez. Hayat bazen yalnızca izlenmek istiyor, müdahale........
