Yeni yıl yazısı
Küçük ama ağır
Bazen insanı yerinden oynatan şeyler büyük olanlar değildir.
Bir gürültü, bir kopuş, yüksek bir ses değil.
Daha çok sessiz bir temas olur bu; adı kolay konmayan ama izi uzun süren.
Bir bebeğin avucunu kapatması gibi.
Küçücük bir el, insanın içini bütünüyle doldurur.
O an, az olanın hafif olmak zorunda olmadığını hatırlarız.
Küçük bebekleri bu yüzden severiz belki.
Onlarda henüz dağılmamış bir hâl vardır.
Duygular bölünmemiş, varlık tek parça durur.
Ne fazlalık hissi vardır ne de savunma.
Küçük olan, çoğu zaman tamamlanmış olandır.
Henüz çoğalmadığı için seyrelmemiştir.
Bir niyet gibi durur hayatta; sade ama yoğun.
İnsan büyüdükçe çoğalır.
Söz artar, anlam incelir.
Duygular genişler, temas daralır.
Oysa bir bebeğin sesi yüksektir —
işitildiği için değil, hissedildiği için.
Belki de küçük şey yoktur.
Sadece henüz........
