Akidenin kehribarı
Akide şekerinin sesi vardır.
Daha ağza alınmadan önce, cam bir kavanozun içinde birbirine değdiğinde çıkan o küçük çarpışma sesi, sanki zamandan kopmuş bir şeyin hâlâ burada olduğunu haber verir. Akide, kendini saklamaz; parlar. Ama bu parlaklık gösteriş değildir. İçinde bir şeyin uzun süre beklediğini anlatan bir ışık taşır.
Bazı tatlar acele etmez. Akide, hemen çözülmez. Ağızda dolaşır, yerini arar, bekler. İnsan da bazı idrakleri böyle taşır. Hemen anlamaz. Hemen çözemez. Önce dilinin ucunda tutar, sonra kalbinin kenarına bırakır. Ve bir gün, farkında bile olmadan........
