menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Muhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti!

85 17
13.02.2026

Muhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti!M

Henüz çok taze bir anı, hatırlamayan yoktur. 2023 seçimi günlerinde Kılıçdaroğlu birileriyle bir fotoğraf çektirmiş ve o esnada bir seccadeye ayakkabısıyla bastığı görüntülenince konu bir hafta kadar gündemde kalmıştı. Daha doğrusu, gündem yapılmıştı.

Sürpriz değildi, zira son çeyrek yüzyıla bakıp da muktedir zihniyetin neyi nasıl kullanacağını tahmin etmek mümkün. Yine de Kılıçdaroğlu ve diğer muhaliflerin sonu gelmez bir özür yarışına girmesine üzülmüştüm. İrili ufaklı muhalefet daha sonra da iktidarın ‘kullanma ihtimali olan’ konularda telaşa kapılıp açıklama yapma alışkanlığını sürdürdü.  

Oysa aynı tarihlerde iktidar, Kılıçdaroğlu ve altılı masa ahalisinin PKK kadrolarıyla birlikte tempo tutarak şarkı söylediği iddiasıyla videolar seyrettiriyordu ve görüntülerin “Montaj şu bu…” olduğu TV ekranında rahatlıkla dile getirilebildi.

Kuşkusuz burada sorunlu bulduğum, bir muhalifin özür gerektiren, muhatabı kırdığı varsayılan konularda sergilediği üzüntü, dilediği özür değil. Özür dilemek medeni bir tutumdur ve insanî-toplumsal ilişkilerinin sağlıklı sürmesi için elzemdir. Sorun, muhalefetin bunu nezaketten ve özeleştiriden öte bir saikle, gözle görülür bir endişeyle, iktidardan gelmesi muhtemel eleştirileri göğüsleme telaşıyla ve bu nedenle kaçınılmaz biçimde aşırıya kaçarak yapması.

Öyle bir telaş ki iktidarın aklında yoksa bile zorla ‘kullanışlı’ hale getiriyor yaşananı.

Sonuncusu, bir kadın belediye başkanının kıyafetiyle ilgili açıklama furyası oldu. İYİP teşkilatından bir erkek, Eskişehir Mihalgazi belediye başkanının kıyafeti hakkında yorum yapmış. Yorumun saçmalığı mı, yoksa bu devirde bir sağ parti teşkilatından birilerinin böyle bir münasebetsizliğe yeltenmesi mi daha yadırgatıcı emin değilim.

Bir kadın belediye başkanının-kamu görevlisinin kıyafeti, mevzuata aykırı olmadığı sürece, yalnızca kendisini ve seçmenini ilgilendirir. Bu konuda tartışacak bir şey olmadığı açık. Güzel de, burada 80 küsur milyon nüfus var ve koskoca memlekette birileri böyle şeyler söylerse, aynı mecradaki birileri de onu kınar, ayıplar, mensubu olduğu parti gerek duyarsa disipline sevk eder ve konu kapanır. Geriye kalan milyonların ise bundan haberi dahi olmaz.

Peki Türkiye’de ne........

© Diken